MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş akdinin haklı nedenle sona erdirildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, fesih nedeni olarak ileri sürülen 01.07.2009, 14.08.2009, 01.10.2009, 05.11.2009 ve 18.12.2009 tarihlerinde eylemlerle ilgili davacıya ihtar cezası verildiği, davacının aynı eylemdem nedeniyle iki defa cezalandırılamayacağı gibi bu eylemlerin yapıldığı tarihtelerden sonra 6 işgünün geçtiğini, 02.02.2010 tarihinde kırmızı ışıkta geçmesi eyleminin ise kırmızı ışıkta geçilen kavşakta kaza olduğu, havanın karlı yolun kaygan olduğunun anlaşıldığı, bu durumda kırmızı ışıkta geçmek yasalara uygun değilse de davacının bu eyleminin daha hafif bir yaptırım ile giderilmesi gerekirken eylem ile ceza arasında oran dikkate alındığından ölçülülük ilkesine aykırı davranıldığı nedenleriyle feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve
ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 27.10.2006-25.02.2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde şoför olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 25.02.2010 tarihli fesih bildirimi ile, davacıya zimmetli araçta mazot deposu üzerinde bulunması gereken mazot süzgecinin yerinde olmadığı, 14.08.2009 tarihinde limanda aşırı hız yaptığı,01.10.2009 tarihinde verilen iş güvenliği malzemelerini kullanmadığı, 05.11.2009 tarihinde hız limitini aşarak 5 kez araç kullandığı,18.12.2009 tarihinde aşırı mazot tükettiği nedeniyle ihtar verildiği, son olarakta 02.02.2010 tarihinde kırmızı ışıkta geçtiği, trafik cezası aldığı, savunmasında kırmızı ışık ihlalini kabul ettiği, işgüvenliğini tehlikeye düşürdüğü, işverenin güvenini kötüye kullandığı, trafik kurallarına uymadığı nedenleriyle 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesince 25.02.2010 tarihi itibariyle feshedildiği, davacıdan fesih bildirgesinde belirtilen olaylar nedeniyle savunmalarının alındığı, bu olaylar nedeniyle davacıya ihtarlar verildiği, davacıya 02.02.2010 tarihinde kırmızı ışıkta geçtiği nedeniyle 130,00 TL ceza verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının kırmızı ışıkta geçerek, hız limitlerini açarak ve iş güvenliğine ilişkin verilen malzemeleri kullanmayarak iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, kıdemi fazla olan işçilerin tecrübeleri dikkate alındığında iş güvenliğine daha fazla dikkat etmeleri gerektiği, şoför olarak çalışan davacının hatasının sonuçlarının işleten sıfatıyla işvereni doğrudan etkileyeceği de dikkate alındığında işgüvenliğini tehlikeye düşüren bu olumsuz davranışlarının iş Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmasada, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlar niteliğinde olduğu ortada olup, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedilmesi şartlarının oluştuğu gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle,
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 65,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.