MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden bulunmaksızın feshedildiğini, 21.2.2009 günü mesai saati dışında davacının aynı işyerinden arkadaşı ile birlikte işyerinin bulunduğu cadde üzerinden geçerken işyeri güvenlik görevlileri ile karşılaştığı, sohbet ederken güvenlik görevlileri ile Naim arasında yanlış anlaşmadan kaynaklanan münakaşa çıktığı, davacının bunu sonlandırmak amacıyla aralarına girdiğini, olayda hakaret, küfür ve darp olmadığını, ardından işveren tarafından 37 gün izne çıkarıldıklarını, sonra da fesih yapıldığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 21.02.2009 tarihinde şirket çalışanlarından ... ile birlikte akşam 20.00 saatlerinde fabrika kapısına gelip içeri girmek istediğini, kendilerinin mesaisi olmaması sebebiyle güvenlik görevlileri tarafından içeri alınmayınca zorla kapıdan içeri girdiklerini, alkollü olduklarını, güvenlik görevlileri tarafından dışarı çıkarmak istendiğinde fiili saldırıda bulunulduğunu ve küfrettiklerini, olaydan sonra kendi isteği ile izine ayrıldığını, izin bitiminden sonra rapor aldığını ve bunun üzerine davalı şirketin yetkili yönetim kurulunca iş sözleşmesinin yasal süresi içinde feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece işe iadeye karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, 21.02.2009 tarihinde, saat 20.00 sularında 200 promil alkollü olduğu bir durumda davalı işyerine, diğer arkadaşı ... ile birlikte geldiği, işyerinde çalışan işçilere ve bir müdüre fiili saldırıda bulundukları, bunun üzerine işyerine çağırılan emniyet gücü ile karakola götürüldükleri, olayla ilgili soruşturmanın yapıldığı dosyada mevcut belgelerle sabit olduğu, davacının iş akdinin bu olay nedeniyle ve haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı 1 aylık süre içerisinde işe iade davası açmış ve iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini, boşta geçen süre tazminatı ve iş güvencesi tazminatı talep etmiş, mahkeme yapılan yargılama sonunda davacının taleplerini kabul ederek davacıyı işe iade etmiştir.
Mahkemenin kabul gerekçesinde "davacının yazılı savunmasının alınmadığı bu konuda herhangi bir belge ve tutanak tutulmadığı, feshin haklı nedene dayandığının ispat yükünün davalı işverende olmasına rağmen bunun ispat edilmediği..." belirtilmektedir. Oysa dosyada işveren yönünden haklı nedenle feshin ispatı için yeterli belge ve tutanakların bulunduğu, ancak bunlara neden itibar edilmediği de karar gerekçesinde belirtilmemiştir.
Davacının haklı nedenle işten çıkarıldığı hususu işverenlikçe yeterli ve inandırıcı belgeler, tutanaklar ve tanık beyanları ile ispat edilmiş olmasına göre, davacının işe iade davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması hatalı görülmüş olup, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak bu durum 4857 Sayılı Kanunun 20/3 maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının
yaptığı 30.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.