MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının çalıştığı sürede performansı sebebiyle birçok kez takdir aldığını, çalıştığı dönemde hiçbir uyarı almadığını, buna karşın gerçeğe aykırı ithamlarla savunmasının istendiğini, yazılı savunmasının kabul edilmediğini ve iş sözleşmesinin feshedildiğini, fesih gerekçesi olarak, "şirket kültürü, işyeri disiplini ve iş yapış kurallarına aykırı hareket" gibi soyut bir ifadenin gösterildiğini belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, şirketin personel kalitesinin hedeflere ulaşmak için büyük önem taşıdığını, ekip çalışmasına değer verildiğini, disiplinli davranmayan, tüm uyarılara rağmen olumsuz davranışlarında ısrar eden davacının iş sözleşmesinin sona erdirilmesinin zorunlu hale geldiğini, kendisine 09/11/2009 tarihli yazı ile verimliliği ve disiplin dışı davranışlarının bildirildiğini, savunmasının istenildiğini, ardından da iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, işverenin davacının disiplinsiz davranışları sebebi ile savunmasını istediği, aradan geçen kısa bir süreden sonra iş sözleşmesini feshettiği, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini de ispatlayamadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İşçinin geçerli bir feshe sebep olabilecek davranışları 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebeplerden farklıdır. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu sebeple iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
Somut olayda, kurumsal satış yöneticisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi işverence, ayrıntıları fesih bildiriminde belirtildiği şekilde şirket kültürüne, işyeri disiplin ve iş yapış kurallarına uymayan davranışları sebebiyle feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre, davacının görevi süresince gerçekleştirdiği satışlar işveren normlarına göre yeterli bulunmamıştır. İşçinin gerçekleştirdiği müşteri ziyaretlerinin satışa dönüşümü beklenen oranda olmamış, emsallerine göre işini yaparken daha yüksek harcamalar gerçekleştirmiş, sürekli sözlü uyarılar işyerinde olumsuzluklar meydana getirmiştir. İşyerinde yürütülen işin niteliği, işverenin kurumsal bir şirket olması ve güvenilir ticari ilişkilerin işveren açısından taşıdığı önem dikkate alındığında, işçinin bu eylemleri gerçekleştirmesi iş akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden iş ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli sebebe dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 72,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 24/05/2012 tarihinde karar verildi.