MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, 04.10.2010 ve 18.10.2010 tarihinde işe gelmemesi sebebi ile davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının işe gelmediğine dair banka çalışanı tarafından gönderilmiş elektronik posta iletisinin dosyada bulunduğu 18.10.2010 tarihinde işe mazeretsiz gelmediği, altı günlük hak düşürücü sürenin işe iade davalarında uygulanamayacağı feshin geçerli sebebe dayanılarak feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 II-(g) bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Somut olayda, şube müdürü olarak çalışan davacının görevini özenle ve etkili biçimde yerine getirmemesi, izinsiz ve özürsüz 04.10.2010 ve 18.10.2010 tarihlerinde mesaiye gelmemesi sebebinden ötürü iş sözleşmesi haklı sebeple feshedilmiştir. Davacı 04.10.2010 tarihinde işe geldiğini delil olarak kamera kayıtlarının bulunduğunu beyan etmiştir. Kamera kayıtlarının saklanması için davalı işverene ihtar çekilmiştir. Davalı işveren tarafından sadece kırk günlük kamera kayıtlarının tutulduğu öncesinin silindiği belirtilmiştir. 04.10.2010 tarihine ilişkin banka işlemleri istenmiş ise de 06.10.2010-18.10.2010 tarihleri arasında yapılan banka işlem bilgileri dosyaya sunulmuştur. Davacının 04.10.2010 tarihinde gelmediği davalı tarafından ispatlanamamıştır. Dosya içeriğine göre davacının 18.10.2010
tarihinde gelmediğine ilişkin davalı kurum çalışanın yazdığı mail ve davacının uçağı kaçırdığı için gelememesi sebebi ile bir günlük izin girişi yaptığını açıklayan mail yazısı bulunduğundan, davacının 18.10.2010 tarihinde işe gelmediği sabittir. Mahkemece davacının 18.10.2010 tarihinde gelmemesi sebebi ile iş sözleşmesinin feshedildiği ve feshin haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacının işe gelmediği sabit olan tek bir gün için iş sözleşmesinin feshedilmesi 4857 sayılı Kanun'un 25 II-(g) madde kapsamına uymamaktadır.
Yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan sebeplerle davacının fesih sebebi oluşturacak nitelikte devamsızlığı söz konusu olmadığından işverence yapılan feshin geçersizliğine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 76,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 25.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy