MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili davacının davalıya ait işyerinde 01.12.2000 tarihinden 19.09.2008 tarihine kadar satın alma biriminde çalıştığını, 19.09.2008 tarihinde herhangi bir sebep göstermeden iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, feshin geçerli bir sebebe dayanmadığı gibi açık ve kesin olarak bildirilmediğini, bu anlamda yapılan feshin geçersiz olduğunu, müvekkilinin işe iadesi ile dava dilekçesinde yazılı tazminatların tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının satın alma departmanında satın alma uzmanı olarak görev yaptığını, iş sözleşmesinin 19.09.2008 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesine göre feshedildiğini, feshin haklı sebeple yapıldığını, davacının doğruluk ve bağlılık kurullarına uymaması sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, bu sebeple açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının görev tanımında hammadde alımının yer almadığı, bu hususunun satın alma yönetmeni ile satın alma müdürünün sorumluluğunda bulunduğu, satın alma sürecine ilişkin olarak kendisine insiyatif verilmemiş olduğu, yükümlülüğün amirlerince belirlenen çerçevede işlerin yürütümünün sağlanması olduğu, anlaşma şartlarında değişiklik olmadıkça alımların gerçekleştiği sonucuna varıldığı, bu haliyle sarf malzemelerinin alım sürecinden zarar edildiğine yönelik iddianın doğru olduğu kabul edilse dahi bu yönden davacı işçinin sorumluluğuna gidilebilmesinin söz konusu olamayacağı, gelen ürünleri teslim alma gibi görevinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının davalı şirkette işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun'un 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse anılan Kanun'un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir. Buna karşılık, aynı Kanun'un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı sebeple derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davalı işyerinde satın alma uzmanı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bağımsız denetleme kuruluşu tarafından yapılan inceleme sonunda satın alma bölümünde bazı usulsüzlükler belirlenmiş olup davacıdan bu konuda savunması istenmiştir. Davacının verdiği savunma yeterli görülmeyip iş sözleşmesi 4857 sayılı Kanun'un 25/11-e maddesi gereğince haklı sebeple feshedilmiştir..
Somut olayda, satın alma uzmanı olarak çalışan davacı işçinin, görev tanımı içerisinde, tedarikçi araştırması yapmak, satın alma işlemleri yapmak, tedarikçilere siparişleri bildirmek, sipariş ile gelen ürünlerin malzeme özelliklerini karşılaştırmak, alternatif araştırması yapmak, faturaları izlemek ve aksaklıkları yönetmene bildirmek gibi görevlerinin bulunduğu, 2008 yılı ilk beş ayı içinde alınan 458.886,00 TL şeker için tedarikçinin iş adresinin evi olduğu, iş yeri şubesinin pastane-kafe olduğu, fiyatın Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin fiyatının % 10 üzerinde olduğu, 35.804,00 TL kırtasiye malzemesi için alım yapılan firmanın kağıt üzerinde olduğu, fiziki olarak tespit edilemediği, 90.000,00 TL alım yapılan firmanın isim firma olduğu ve bu firmadan alınan ürünün fiyat teklifinde 198,55 TL yazdığı halde, faturada 215,00 TL olarak fiyatlandırıldığı, 455 adet sevk irsaliyesi ve irsaliydi faturanın önemli kısmında imza olmadığı, dolayısıyla kontrolsüz mal teslimi yapıldığı, görev tanımı ve gerçekleşen eylemlere göre, satın alma işlemlerin alt yapısının hazırlanmasında, alınan malzemenin kontrolünde davacının sorumluluğunun bulunduğu, aksaklıkları amirine bildirmesi gerektiği, alımları raporladığında hatalardan işverenin haberinin olacağı, raporlama faaliyetinin görünmediği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olup, davacının eylemleri doğruluk ve bağlılığa uygun bir davranış olmadığından, davalı işverence fesih için haklı sebep teşkil etmektedir. Bu itibarla davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup, hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 808,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 31.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.