MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06/11/2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat.....geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının işyerinde uzman yazılım mühendisi olarak çalıştığını, işe iade davasının kesinleşmesinin ardından işverene süresinde başvurulduğu halde işçinin işe başlatılmadığını, davacıya toplam 56.378 TL tazminat ödendiğini ancak bu ödemenin eksik olduğunu belirterek müvekkilinin kıdem-ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava dilekçesinde hangi alacaklar için ne miktar ve hangi tarihten itibaren faiz istendiği hususlarının müphem olduğunu, açıklatılması gerektiğini, işçiye tüm haklarının tam olarak ödendiğini, yasal kesintilerin işçi tarafından alacak olarak algılandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya içeriği ve yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre ücret alacağı reddedilmiş, diğer taleplerin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir;
2-Dava dilekçesi ve davacı vekilinin talebi ıslahını içerir dilekçesindeki istekler açısından müphemlik bulunmaktadır. Dava dilekçesinde işçinin toplam alacağı belirtilmiş, ödenen kısım düşülerek bakiyesine karar verilmesi istenmiştir. Islah dilekçesinde de benzer şekilde ifade kullanılmıştır. Mahkemece davacı vekiline talep ve ıslah hususunda istekleri sorularak, hangi alacak kalemi için ne miktarın talep edildiği, daha sonra talebin hangi kalemlerde ne miktarda ıslah edildiği açıkça sorulmalıdır. Ardından kıdem tazminatı dışında, ıslahla artırılan miktarlara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmek üzere hüküm fıkrası düzenlenmelidir.
3-Dava konusu edilen işe başlatmama tazminatı hususundaki fark alacağın gelir vergisi kesintisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 193 sayılı GVK'nun 25/1.maddesinin 1.bendinde ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımların gelir vergisinden müstesna oldukları belirtilmektedir. 16.06.2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle; bu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “ve işsizlik sebepleriyle verilen tazminat” ibaresi “ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Somut olayda davalı işverence davacıya işe başlatmama tazminatı ödemesi yapılırken gelir vergisi kesintisi yapılmıştır. Davacıya yapılan ödeme 16.06.2009 tarihinde yapılan yasa değişikliğinden önce olduğundan işverence gelir vergisi kesintisi yapılması yasaya uygun olup, davacının ilgili Vergi Dairesinden yapılan kesintinin iadesini istemesi gerekirken mükerrer ödemeye sebep olacak şekilde davalıdan talep etmesi mümkün değildir. Mahkemece işverenin söz konusu kesintiyi yapıp vergi dairesine yatırdığı iddiası denetlenmelidir. Bu kısım yönünden mükerrer ödemeye yol açacak şekilde söz konusu kesintinin de hesaplanan alacak miktarına dahil edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.