MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, genel tatil, bayram tatili, haftasonu ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ihbar tazminatı ve birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti. ile M. ... mirasçıları ... ve ... vekilleri, davacının 30.04.2004 tarihinde şirketin işlerinin kötüye gitmesi ve sürekli zarar etmesi nedeni ile işten çıkarılmak zorunda kalındığını ve ayrılırken ibraname imzaladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, davacının 1990-1994 yılları arasında şirketlerinde çalıştığını ve 1994 yılında kendi isteği ile işten ayrıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiği ve davalılar arasında organik bağ bulunduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
Dosya içeriğine göre, davacı 10.09.1982-20.05.2004 tarihleri arasında aynı işyerinde çalıştığını ancak bilgisi dışında işverenlerin isim ve ünvanlarının değiştirildiğini, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu iddia etmiştir. Davalılar vekilleri ise davalıların ayrı tüzel kişilikleri bulunduğunu ve aralarında organik bağ bulunmadığını savunmuşlardır. Mahkemece, davacının aynı işyerinde, aralarında organik bağ bulunan davalı şirketlerde çalıştığı konusunda yapılan tespitte bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, iş sözleşmesi devam ederken değişik tarihlerde, ihbar tazminatı adı altında yapılan ödemelere ilişkin sunulan belgelere karşı davacıdan diyecekleri sorulmamıştır. 30.04.2002, 31.01.2003 ve 30.04.2004 tarihli ihbar tazminatı bordrolarındaki imzaların davacıya ait olup olmadığı sorulmalı, imzaların davacıya ait olduğu ortaya çıktığı taktirde, bu ödemeler avans olarak nitelendirilerek mahsup edilmelidir. Anılan belgeler yönünden yukarıda belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yoluna gidilmeden kıdem ve ihbar tazminatı alacakları hakkında karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.05.2013 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy