MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti alacağı, ücret alacağı ve asgari geçim indirimi ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi ücretlerini zamanında alamaması sebebi ile iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, ücret ödemesinde yaşanan bir sefere mahsus gecikmenin işçiye iş sözleşmesini feshetmek için fesih hakkı vermeyeceğini ve işyerinde fazla mesai yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı, yapmış ise ücretlerinin ödenip ödenmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde işyerinde üç vardiya halinde çalışıldığını, vardiya saatlerini belirtmek sureti ile ileri sürmüş ancak, kendisine farklı saatler uygulandığını belirterek fazla mesai ücreti talebinde bulunmuştur. Üç vardiya usulü ile çalışılan işyerlerinde kural olarak fazla mesai iddiası kabul edilmemektedir. Başka bir anlatımla sekizer saatlik üç vardiya uygulanması durumunda yarım saat ara dinlenmesi düşüldüğünde haftalık çalışma süresi kırkbeş saat olacağından fazla mesai yapılması sözkonusu olmaz. Yargılama sırasında bilgisine başvurulan şahitler işyerinde üç vardiya halinde çalışma yapıldığını saatleri ile birlikte açıklamışlar ve sonraki vardiyaya gelen olmadığı takdirde fazla çalışma yapıldığı yönünde beyanda bulunmuşlardır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda şahit beyanları esas alınarak davacının haftada 21,5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Ancak mahkemece,
davacıya normal vardiya saatlerinden farklı çalışma saatleri uygulanıp uygulanmadığı konusunda yapılan araştırma yeterli değildir. Davalı vekili yargılama aşamasında işyerinde kartlı sistem uygulandığını belirterek, işyerine giriş çıkış kayıtlarını sunmuşsada mahkemece anılan belgelere, süresi içinde sunulmadığı gerekçesi ile itibar edilmemiştir. Dosya içeriğine göre davalı sözkonusu kayıtlara delil listesinde dayandığı gibi, davalıya yazılı delillerini ibraz etlesi için usule uygun kesin süre verilmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davalı tarafından sunulan giriş çıkış kayıtları ve şahit beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacıya normal vardiya saatlerinden farklı çalışma usulü uygulanıp uygulanmadığı, fazla mesai yapıp yapmadığı, yapmış ise saatleri, tereddüte yer bırakmayacak biçimde bilirkişiden denetime açık ek rapor alınarak belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy