MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09/10/2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına vekili Avukat ... geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışmakta iken hizmet sözleşmesinin geçerli ve haklı bir sebep olmaksızın işverence feshedildiğini, açılan işe iade davasının kabul edildiğini, ardından onanarak kesinleştiğini, davacının işe başlatılması için kanuni sürede başvuruda bulunduğunu, ancak işverence eski koşullarda işe başlatılmadığını belirterek, boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının işe iadesine ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı üzerine yeniden işe çağırıldığını, davacıya aynı holding şirketler grubu içinde yer alan işyerinde çalışmasının bildirildiğini, ancak davacının işbaşı yapmadığını, taleplerin dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının kesinleşen işe iade kararının ardından yaptığı kanuni süresindeki başvuruya rağmen, işverence eski koşullarda eski işine iade edilmediği gerekçesiyle alacak hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Aynı Kanun'un 21. maddesine göre işveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde feshin geçersizliği davasında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile çalıştırılmadığı en çok dört aylık süre ücret ve diğer hakları ödenmelidir.
İşçi işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, çalıştırılmadığı en çok dört aylık süre ücret ve diğer hakları talep etmeye hak kazanır. Somut olayda açıklanan koşullar gerçekleştiğinden, boşta geçen süre ücreti alacağının tahsiline karar verilmesi isabetlidir. Ancak boşta geçen süre ücreti bakımından, işveren dava tarihi olan 15.10.2008’den sonra 23.02.2009 tarihinde 5.915,75 tl ödeme yapmıştır. Bu miktarın dava tarihinden sonra ödenmesi sebebiyle ödeme yapılan tutar bakımından dava konusuz kaldığından “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar tesis edilmesi gerekirken, bu tutar açısından davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir. Ayrıca bu miktar için de faiz yürütümü gerekir ve bu meblağ yargılama gideri ve ücreti vekalet düzenlemeleri yönünden de dikkate alınmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy