MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, iş güvencesi tazminatı ve ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.11.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2-İşe iade davası sonunda süresinde işe iadesi için başvuran işçinin işverence işe başlatmaması üzerine ödenmesi gereken işe başlatmama tazminatına yürütülecek faiz hususu uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçeri bir feshin sonuçlarını doğurur.
İşveren işe iade için başvuran işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde boşta geçen süreye ait hükmün kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar yanında işe başlatmama tazminatını da işçiye ödemek zorundadır.
Mahkemece açıklanan esaslara göre alacak hesaplatılarak hüküm altına alınmış, ancak alacağa bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi yürütülmüştür. İşe başlatmama tazminatı niteliği itibarıyla tazminat olduğundan uygulanması gereken faiz, kanuni faiz olmalıdır. Bu husus bozma nedeni ise de, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasında yazılı olan “3-İş güvencesi alacağının 500,00 TL 'si ile 4 aylık ücret alacağının 500,00 TL 'sine 16/04/2008 dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizinin tatbik edilmesine, ıslah ile artırılan miktarlar yönünden ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,” ifadesi çıkarılarak, yerine “3-İş güvencesi alacağının 500,00 TL'sine 16/04/2008 dava tarihinden itibaren kanuni faiz yürütülmesine, ıslah ile artırılan miktar yönünden ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4 aylık ücret alacağının 500,00 TL'sine 16/04/2008 dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizinin tatbik edilmesine, ıslah ile artırılan miktar yönünden ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunulmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" ifadesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.