MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 03/12/2007-09/08/2011 tarihleri arasında davalıya ait Boğaziçi Bölge Temsilciliğinde bölge yetkilisi ünvanı ile çalıştığını, davacıya özlük hakları daha az olan yeni bir görev teklif edildiğini, davalının işinin eskiden aynı ünvana sahip başka bir çalışan tarafından yerine getirildiğini, işe alımların devam ettiğini, davacının iş sözleşmesinin geçersiz sebeple feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin görev değişikliğini kabul etmemesi üzerine geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, işverenin feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispatlayamaması sebebi ile davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davalıya ait işyerinde bölge yetkilisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi alınan işletmesel karar doğrultusunda bölge yetkilisi kadrosunun kaldırıldırılması, davacıya önerilen kurumsal satış yetkilisi pozisyonunun kabul edilmemesi ve davacıya önerilecek başkaca eş değer kadro olmaması sebebiyle feshedilmiştir. Dosya içeriğine göre davacının görev yaptığı bölge yetkilisi kadrosunun ülke genelinde kaldırıldığı, davacı ile aynı görevi yapan çalışanlara özlük hakları aynı kalmak üzere kurumsal satış yetkilisi pozisyonunun önerildiği ve birlikte görev değişikliği teklif edilen çalışanın yapılan öneriyi kabul ettiği anlaşılmaktadır; ayrıca taraflar arasında imzalanan 30/11/2007 tarihli iş sözleşmesinin 2. maddesinde davacının işinin ve işyerinin geçici veya daimi olarak değiştirilebileceği belirtilmiştir. Dosya içeriğinde bu yetkinin davacıyı feshe zorlamak amacıyla kullanıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle fesih geçerli sebebe dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 792,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 02.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy