MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
AVUKAT ...
AVUKAT ...
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, haftasonu çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı işverene ait işyerinde 01.01.2006-30.11.2010 tarihleri arasında ağır vasıta şoförü olarak 950,00 TL net ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, günde oniki saat çalıştığını, dini bayramlarda bir gün hariç, tüm resmi ve dini bayramlarda çalıştığını, ayda en az iki Pazar çalıştığını, ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti,ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek artırmıştır.
Davalı; davaya cevap vermemiş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı işverene ait işyerinde 02.08.2006-30.11.2010 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma yaptığı, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, yıllık ücreti alacağı bulunduğu, fazla çalışma yapıldığının ıspatlanamadığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından hakkaniyet indirimi yapılması gerekip gerekmediği ve temyiz aşamasında ileri sürülen ödeme belgelerinin dikkate alınıp alanmayacağı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.Ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Dairemizce son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, hafta tatili çalışmasının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının tanık beyanlarına göre belirlendiği, 02.08.2006-30.11.2010 tarihleri arasındaki uzun bir süre için hesaplandığı ve miktarlarının az olmadığı dikkate alındığında hakkaniyet indirimi yapılarak kabul edilmesi gerektiği düşünülmeden karar verilmesi hatalıdır.
Öte yandan, işverence, temyiz aşamasında dosyaya sunulan 2010/Kasım ayında davacıya 5.087,52 TL ödeme yapıldığına dair davacının imzası bulunan belgede belirtilen miktarın, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve son ay ücret alacağına ilişkin olduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmış olup,iddia ödeme iddiası itiraz mahiyetin de olduğundan ve yargılamanın her safhasında ileri sürülebileceğinden, bu belge üzerinde durularak taraflardan diyecekleri sorulduktan sonra gerçekten ödendiğinin belirlenmesi halinde mahsub yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.