MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, genel tatil ücreti ve kötüniyet tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının 1 Eylül 1986 dan 22.03.2006 ya kadar davalının evinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, genel tatil ve fazla çalışma çalışmaları karşılığı ücret alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının ev hizmetlerinde çalıştığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin (e) bendi gereğince dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının, tanık beyanlarına göre ev hizmetlerinin yanında davalının bakımı da yaptığından iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı Kanun'un kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
4857 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, “ev hizmetlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ev hizmetlerinde aşçı, uşak, temizlikçi gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanununa kapsamı dışında bırakılan bu hizmetleri gören kimselerle bunları çalıştıranlar arasındaki hukukî ilişkilerde 818 sayılı Borçlar Kanununun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır.
Dosya içeriğine göre davacının davalıya ait işyerinde ev hizmetlerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı davalının bakıcılığını yaptığını iddia etmediği gibi tanık Ahmet Seçkin dışında davacının davalının bakıcılığını yaptığına dair beyanları bulunmamaktadır. Davacının işyerindeki baskın çalışmasının ev hizmetleri dışında davalının bakıcılığı olduğu ispatlanamamış olmasına göre davanın iş mahkemesinde değil genel yetkili mahkemede görülmesi gerekir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.