MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, tasarruf teşvik ve nema alacağının karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve dahili davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, yapılan tasarrufu teşvik kesintilerinin ve işveren katkı paylarının davacıya ödenmediği beyanla anılan alacakların hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Her iki davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu edilen alacakların davacıya ödenmediği gerekçesiyle T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı hakkında açılan davanın kabulüne davalı ... hakkında açılan davanın ise husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı ve davalı .... Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tasarrufu teşvik kesintisi ve katkı paylarının tahsiline karar verilmesi isteğine ilişkindir.
Resmi Gazete'nin 14/10/2011 gün ve 28084 mükerrer sayısında yayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesinin 20/12/2010 tarih ve 156–328 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tasarrufu teşvik kesintilerinin ilgililerin iradeleri dışında, idarenin kamu gücü kullanılarak yapılması, konunun kamu hukuku alanına ilişkin olması gözetildiğinde, tasarruf kesintisi, kurum katkısı ve nemaların tahsili istemiyle anılan idarelere karşı açılan davaların görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevlidir. Görev hususu dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınmalıdır. Bu durumda, yargı yolu nedeni ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.