MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının 26.10.2010 tarihinde çalışanın sadakat borcuna aykırılık teşkil eden ve doğrulukla bağdaşmayan davranışları sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesi gereği haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı işverenliğin dosyaya delil olarak sunmuş olduğu soruşturma evrakları ve ilgili yazışmalar yeminli tercüman tarafından tercüme edilmediğinden itibar edilemeyeceği, davacının uzun yıllardır davalı işyerinde çalıştığı süre boyunca bu veya benzeri isnatlarla karşılaşmadığı, davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebeplerle feshedildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre; davacının, davalı işyerinde 1999 tarihinde çalışmaya başladığı, 10.08.2010 tarihinde Uluslararası Operasyonlara terfi ederek davalı şirketin Türkmenistan ... Ltd Şti' de Üretim Müdürü olarak atandığı, iş sözleşmesinin davalı şirket tarafından 26.10.2010 tarihli fesih bildirimi ile bir bayan çalışana tacizkar davranış sergilediği gerekçe gösterilerek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (c) alt bendinde, işçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması halinde, işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu belirtilmiştir.
Davalı tarafından fesih öncesi işyerinde yapılan soruşturmaya ilişkin evraklar ve yazışmaların dosyaya sunulmasına rağmen mahkemece yeminli tercüman tarafından tercüme edilmediği gerekçesiyle itibar edilmemiştir. Ancak mahkemece sözkonusu evrakların yeminli tercümana tercüme ettirilmesi yönünde davalı tarafa imkan tanınmadığı gibi davalının belgelerden delil olarak vazgeçtiğine dair bir beyanı da bulunmamaktadır. Bu durumda, davalı tarafa dosyaya sunulan soruşturma ve yazışma belgelerinin tercüme ettirilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 90 vd. maddeleri gereğince süre verilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy