MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek, davalıdan kıdem tazminatı ile ücret, yıllık izin, fazla mesai, genel ve hafta tatili alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ...'in işleten olmadığından taleplerden sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesinden dolayı 15.03.2010 tarihinde haklı sebeple feshettiği anlaşılmaktadır.
1-Mahkemece, davalı ...'in davacının işvereni olmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de iş sözleşmesinin feshinden önce işyerinin davalı ...'e devreldildiği dosyadaki delillerden (davalı ... ile Belediye Başkanlığı arasında imzalanan 04.03.2010 tarihli kira sözleşmesi, Yargıtay 17. HD tarafından onanarak kesinleşen Edirne İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/229 esas, 2011/469 karar sayılı kararı) anlaşıldığından, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gözetilmeksizin davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
2-Mahkemece, dosya içerisinde bulunan imzalı ibranameye itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de davacı vekilinin 08.03.2012 tarihli dilekçesi ile imza itirazında bulunarak ibranameyi kabul etmediklerini beyan etmesi karşısında, imza incelemesi yapılmaksızın ibranameye itibar edilerek hüküm tesis edilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı 2009 yılı 2., 3., 9., 10., 11., 12. ve 2010 yılı 1. ve 2. aylara ait ücretlerinin ödenmediğini ileri sürmüştür. Ücretin ödendiğinin ispat külfeti davalıya aittir. Mahkemece,
davacının uzun bir süre ücret almaksızın çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de davalı tarafça, davacıya ücret alacaklarının ödendiğine dair bir belge sunulmadığından, talebin reddi doğru görülmemiştir. Diğer bir tabirle davacının ücret alacağının ödendiği davalı tarafça ispatlanamadığından talebin hüküm altına alınması gerekmektedir.
4-Mahkemece, yukarıda belirtilen eksiklikler ikmal edilmeli, bilirkişiden yeniden rapor alınarak tazminat ve alacaklar belirlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy