MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
.... İş Mahkemesi'nden verilen 01.07.2010 tarih ve 2010/124 Esas - 2010/473 Karar sayılı kararın temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizin 07.05.2012 tarih ve 2012/5954 Esas - 2012/8902 Karar sayılı ilamıyla kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın REDDİNE karar verilmiştir. Dosya mahkemesine gönderilmiş, ancak işlemsiz olarak Dairemize iade edilmiştir. Karar üzerinde yapılan incelemede, mahkeme adının sehven .... İş Mahkemesi olarak yazıldığı görülmekle, maddi hataya dayalı Dairemiz kararının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi. Dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve kanuni sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatılmasına rağmen yapmamakta ısrar ettiğini, defalarca sözlü ve yazılı olarak hatırlatılmasına rağmen davranışlarını düzeltmeyerek aynı şekilde devam ettirmesi üzerine iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacının günlük ortalama 13-14 saat civarında çalıştırıldığı, bu durumun işyerinde eleman eksikliğini bulunduğunu gösterdiği, ortalama 13-14 saat çalıştırılan bir işçinin verilen görevleri yapmadığından söz edilerek iş sözleşmesinin feshinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, 23.10.2009 tarihinde davacının amiri... görevi dahilindeki işlerden olan plastik bardak kutularını götürmesini istediğinde yapmadığı gibi “defol git uyuz etme” diye bağırması sebebiyle hakkında ilk tutanağın tutulduğu, savunmasının alınarak uyarı verildiği, ikinci olarakta 19.01.2010 tarihinde aynı amir üst kata su çıkarmasını istediğinde söyleneni yapmaması ve bağırarak “git yukarıdakilere söyle” demesi sebebiyle ikinci kez tutanak tutulduğu görülmektedir. Olayı gören davalı tanıkları tutanak içeriklerini doğrulamışlar, davacının savunmaları tevillidir. Davacının görevini gereği gibi yapmadığı ve amirine karşı saygı sınırlarını aştığı sabittir. Dosya içeriğine göre fesih haklı sebebe dayanmamakta ise de geçerli sebebin varlığı sabit olduğundan davanın reddine karar verilmelidir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.