MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı işçiyle imzaladıkları alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediğinden bahisle icra takibi başlattıklarını, davalı işçinin itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı hakkında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı işçinin alacağın temliki başlıklı belgede yazılı miktardan sorumlu olup olmadığı ve işverenin müşterilerden tahsil edilmemiş alacaklarından işçinin ücreti ile sözleşme ve kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerin mahsup edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davalı işçinin görevi davacı işverenin müşterilerine mal götürüp, karşılığında para tahsil etmektir. Taraflar arasında düzenlenen alacağın temliki başlıklı belgede davacı işverenin müşterilerinden tahsil edeceği paraları toplayıp şirkete teslim edeceği anlaşılmaktadır. Davalı işçinin belgedeki miktardan sorumlu tutulması için müşterilerden bu parayı tahsil etmiş olması gerekir. Öncelikle, davalının müşterilerden anılan belgedeki müşterilerden tahsilât yapıp yapmadığı araştırılmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda işçinin ücreti ile sözleşme ve kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerin tam olarak ödenmesi gerekir. İşverenin müşterilerden tahsil edilmemiş alacaklarından işçinin ücreti ile anılan menfaatlerin mahsup edilmesi yukarıda belirtilen düzenlemeye aykırıdır. Kabule göre de, takip konusu yapılan miktara hak kazanma ve miktarın tespiti yargılama sonucu belirlendiğinden mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy