MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil, kötüniyet tazminatı ile izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, 01.04.2003-05.01.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek, kıdem ve tazminatı ve bir kısım işçilik alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Uyuşmazlık; davacının üst düzey yönetici konumunda çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinde; işveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimseler işveren vekili olarak tanımlanmış, Kanunun 18. maddesinde ise; işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekillerine ilişkin düzenlemeler getirilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2008 gün ve 2008/9-774-785 ve 15.11.2006 gün ve 2006/9-676-727 sayılı kararlarında da açıkça benimsendiği üzere, işyerinde üst düzey konumda çalışan işçinin, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanılması olanaklı değildir. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir yönetici veya şirket ortağı bulunması durumunda, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden yasal sınırları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar.
Somut olayda, davalıya ait işyerinde teknik departman müdürü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin işyeri bakımından değerlendirilmek üzere aynı yerde kendisine görev ve talimat vererek denetleyen, çalışma saatlerini belirleyen yönetici veya şirket ortağı bulunup bulunmadığı hususları açıklığa kavuşturulmalıdır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular gözetilerek, davalı işveren şirketin işyerine ait organizasyon şeması celbedilip incelenerek, toplanacak diğer deliller ile birlikte değerlendirilip davacının üst düzey yönetici olup olmadığının tespit edilerek fazla çalışma alacağı talebi yönünden karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Bu sebeplerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy