MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti, hafta sonu, bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, işe iade davasında davanın kabulüne dair verilen kararın kesinleştiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, genel tatil, hafta tatili ücret alacakları ile dört aylık ücretin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının işe davet edildiği halde gelip başlamadığını diğer alacak istemlerinin de reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, yıllık izin ve genel tatil alacaklarının reddine kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ve dört aylık ücret istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddelerinde belirtilen iş güvencesi hükümlerinin amacı, işverenin iş sözleşmesini meşru ve makul görülebilecek bir neden olmaksızın keyfi olarak sone erdirmesinin engellenmesi, dolayısıyla iş ilişkilerinde sürekliliğin sağlanmasıdır. Sözü edilen düzenlemeler, işverene emredici kurallarla bir takım yükümlülükler getirmekle birlikte, işçinin de yasanın bu korumasından yararlanması için dürüstlük kurallarına uygun davranması gerekir. Başka bir anlatımla iş ilişkisinde sürekliliğin sağlanması noktasında işçi de iyiniyet kurallarına uygun olarak kendisinden beklenen davranışları ortaya koymalıdır. Bu nedenle işe iade davasında tarafların hedefi işe başlama ve başlatma olmalıdır.
Somut olayda, davacının açtığı işe iade davasının kesinleşmesinden sonra davacı noterden 13.02.2008 tarihinde işe başlatılmasını talep etmiş işveren ise 07.03.2008 tarihli yazı ile davacının işe iade isteğinin kabul edildiğini gelip başlamasını istemiştir. İşverenin bu davet yazısı davacıya 19.03.2008 tarihinde tebliğ edildiği halde davacının işyerine yaptığı bir başvurusunun dosyada bulunmadığı, aynı zamanda 14 Mart 2008-20 Mart 2008 tarihleri arasında da tutulmuş devamsızlık tutanaklarının da dosyada olduğu görülmüştür. Davacının işe davete icabet etmemesi, iş ilişkisinin devamı ile ilgili talebinde samimi olmadığını, nihai hedefinin boşta geçen süre ücreti almak olduğunu göstermektedir. Ne var ki, bu amaca yönelik talebin iş güvencesi hükümlerince korunması mümkün değildir. Bu nedenle, davacının dört aylık ücret istemine dair talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.10.2012 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy