MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatili, yıllık izin ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, işe girişinin geç bildirildiğini ayrıca iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan feshedildiğini, aylık net 1.600,00 TL ücretle çalıştığını belirterek kıdem, ihbar tazminatı ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin 14.01.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, 2006 yılında kriz sebebiyle davacı ile birlikte üç kişinin işten çıkarılmak istendiğini, davacının emekliliğine az kaldığını belirterek asgari ücretle çalışmaya devam etmek istediğini bildirmesi üzerine çalışmaya devam ettiğini, 2007 yılında ise emekli olmak için askerlik borçlanmasını yatırmak isteyince davalının 2.350,00 TL ücretini emekli olduğunda haklarından mahsup edilmek üzere davacıya verdiğini ve davacının emekli olduktan sonra çalışmaya devam ettiğini, çalışma düzenine gereken özeni göstermemesi sebebiyle iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiği kabul edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. İmzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı aylık net ücretinin 1.600,00 TL olduğunu ileri sürmektedir. Davalı işveren tarafından ibraz edilen ücret bordrolarında, davacının ücreti asgari ücret olarak gösterilmiştir. Mahkemece, emsal ücret araştırması yapılmamıştır. Emsal ücret araştırması yapılarak, gelen cevaba göre gerekirse yeniden bilirkişi raporu alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık konusu ise davalı tarafından kıdem tazminatına mahsup edilmek üzere davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Davalı işveren, 2007 yılında davacının emekli olmak için askerlik borçlanmasını yatırmak isteyince kendisine 2.350,00 TL'nin emekli olduğunda haklarından mahsup edilmek üzere verdiğini iddia etmiştir. Dosyaya sunulan davalıya ait banka hesap ekstresinde davacı tarafından 22.01.2007 tarihinde hesaptan belirtilen miktar kadar para çekildiği anlaşılmaktadır. Davalı tanıkları da işverenin davacıya 2.350,00 TL ödediğini beyan etmiştir. Bu durumda mahkemece davacı isticvap edilerek, davacının işverenin hesabından çektiği 2.350,00 TL'nin ne amaçla çekildiği hususu da açıklığa kavuşturulduktan sonra toplanan deliller yeniden değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Davacınını bu konudaki beyanları tespit edilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alman temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy