MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait iş yerinde 15.08.2004-31.01.2007 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili , müvekkili şirketin mülkiyeti devlete ait olan maden sahasının işletme ruhsatı aldığını, ancak bu maden sahasını hiçbir zaman kendisinin işletmediğini müteahhitlerce işletildiğini, davacının müvekkili şirketin işçisi olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir .
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir .
2-Davacının hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatı miktarı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacının asgari ücret ile çalıştığı sabittir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fesih tarihi olan 2007 Ocak ayında asgari ücret miktarının aylık brüt 585,00 TL olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de belirtilen tarihte asgari ücret aylık brüt 562,50 TL dir. Hatalı düzenlenen bu rapor doğrultusunda karar verilmesi isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.