MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar sebebi ile haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, tanık beyanlarına göre davacının ekibindeki ... isimli elemanın telefon sisteminin çalışmaması sebebi ile bu elemanını koruma girişiminde bulunarak, çalışmayan sistemin çalışıyormuş gibi rapor sunduğu, ancak bu sistemin çalışmamasının sebebinin davacı ve ekibindeki kişilerin çalışmasındaki aksaklıklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tam olarak tespit edilemediği, davacının davalı işyerinde uzun süre çalışması ve daha önce çalışmalarından dolayı herhangi bir savunmasını gerektirir sorun yaşanmaması dikkate alındığında, en son Bursa İlindeki mağaza açılışındaki çıkan sorunların direkt davacıdan kaynaklanan sorunlar olup olmadığı noktasında, davalı işveren tarafından sorunların kaynağı olarak davacının bulunduğu yönünde herhangi bir yazılı savunma alınmamış olması ve bu konuda davacının işten çıkartılmasını gerektirir somut bir sebebin bulunmaması dikkate alındığında, ayrıca davacının takım lideri olarak ... ile çalışması konusunda herhangi bir sorun bulunması halinde dahi, davacının davalı işyerindeki çalışma süresi ve geçmişteki çalışmaları sebebi ile başka bir bölümde ve ekipte çalışmasının mümkün olacağı ve davacıya bu yönde herhangi bir teklif yapılmadan iş aktinin sona erdirilmesinin yerinde görülmediğ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı
verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı işverenlikte son olarak proje müdürü olarak görev yapan davacının iş sözleşmesini, 2009 yılı mağaza açılışında yaşanan olumsuzluklardan dolayı davacının uyarıldığı, 2010 yılında da aynı aksaklıkların yaşanması sebebi ile 05.10.2010'da toplantı düzenlendiği ve performansı gitgide kötüye gittiği için uyarıldığı, istifa edeceğini bildirmesine rağmen bu güne kadar bir gelişme olmadığı, savunmalarında sözlü uyarı almadığını, talimatlara uyduğunu, yöneticisini küçük düşürmediğini, yaşanan sorunları çözdüğünü belirttiği, gerçeklerin saptırıldığını ifade ettiği, belirtilen hususları kabul etmediği, ikinci savunmasında da olayları farklı adlandırdığı, istifa edeceğini belirtmesine rağmen etmediği, yaşanan olayları şirketin saptırdığını beyan ettiği, eylemlerinin ve söylemlerinin doğruluk ve bağlılıkla uymayan davranış olduğu, iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/2-e bendi uyarınca haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriği ile sabit olduğu üzere, 2009 yılı ve 2010 yılındaki mağaza açılışları esnasında davacının yapmakla görevli olduğu hususlarda aksaklıklar yaşandığı, davacının eksik olan işi tamam olarak göstererek rapor düzenlediği, daha sonra eksikliğin yapılan denetimde tespit edildiği, açılışa hazırladığı mağaza müdürlerinin davacından şikayetçi olduğu açıktır. Bu durumda, fesih sebebi yapılan olgular haklı sebep oluşturacak ağırlıkta olmasa bile, bu olguların birkaç kez tekrar etmiş olması karşısında, artık davalı bankadan davacı ile iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Zira davacının eylemleri ile iş ilişkisinin temelini oluşturan ... ilişkisi, iş sözleşmesinin sürdürülmesini olanaksız kılacak derecede sarsılmıştır. Bu sebeple davalı işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.