MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek; feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin işçinin istifa ederek sonlandırdığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, feshin geçerli sebebe dayandığının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki iş ilişkinin istifa yoluyla sona erip ermediği hususu uyuşmazlık konusudur.
İşçinin iş güvencesi olan feshin geçersizliği isteminde bulunabilmesinin ön şartlarından biri, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesidir. İş sözleşmesi işçi tarafından veya karşılıklı anlaşma ile sona erdirilmişse işçinin iş güvencesinden yararlanma imkanı bulunmamaktadır. İşçinin haklı bir sebebe dayanmadan ve bildirim süresi tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. Şarta bağlı istifa ise kural olarak geçerli değildir. Uygulamada en çok karşılaşılan şekli olan, işçinin ihbar ve kıdem tazminatı haklarının ödenmesi şartıyla ayrılma talebi istifa olarak değil, ikale (bozma sözleşmesi) yapma yönünde işçinin icabı biçiminde değerlendirilmelidir.
Somut olayda davalı tarafça ileri sürülen fesih sebebi ile ilgili iddiaları nazara alındığında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31/1. maddesinde ifadesini bulduğu üzere hakimin davayı aydınlatma ödevi gereği istifa dilekçesine karşı davacının ayrıntılı beyanının tespit edilerek davacının iradesini sakatlayan bir durum olup olmadığı, iş sözleşmesini sonlandırma iradesinin hangi taraftan geldiği, işten ayrıldığı tarihten sonra başka bir işte çalışıp çalışmadığı hususları araştırılıp bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar verilmelidir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, taraflar arasında iş sözleşmesinin istifa yoluyla sona erip ermediği mahkemenin doğrudan görevi kapsamında belirleyebileceği bir husus olduğu halde hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün bu konuda bilirkişi raporu alınması usule aykırı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy