MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ve 2010 yılı dışında yıllık izinlerini kullanamadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin ve genel tatil alacakları istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ..., davacı ile aralarında işçi- işveren ilişkisi olmadığını savunarak, davanın husumetten reddini istemiştir.
Davalı Şirket, iş sözleşmesinin ihale bitimi nedeni ile feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Taraflar arasında uyuşmazlık davacı işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde 2010 yılı dışında yıllık izin kullandırılmadığını, yani 2010 yılı yıllık izinlerini kullandığını belirtmesine rağmen, tüm çalışma süresince hiç yıllık izin kullanmamış gibi hesaplama yapılarak hüküm kurulmuştur. Bu durum taleple bağlılık kuralına aykırıdır. Davalı işyerinde 3 yıl 7 ay kıdemi olan davacının 2010 yılı yıllık izinlerini kullandığı anlaşıldığından, 2 yıllık hizmeti karşılığında kullandırılmayan yıllık izin ücretinin hesaplanarak hüküm altına alınması gerekmektedir. Mahkemece bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:yıllık
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.