MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 2005 yılında çalışmaya başladığını ancak 14.09.2010 tarihinde sigorta girişinin yapıldığını, müvekkilinin 23.08.2010 tarihinde raporlu olduğunu, arkadaşlarını aradığında iş akdinin feshedildiğini bildirdiklerini, müvekkilinin iş akdinin kötü niyetli olarak haksız ve geçerli nedene dayanmayan sebeplerle feshehedildiğini, müvekkilinin son derece işine bağlı ve çalışkan olduğunu, işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapması ve fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olduğunu, müvekkilinin savunmasının alınmadığı, bu nedenlerle müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 11-14.08.2010 tarihleri arasında işe gelmemesi nedeniyle iş akdinin feshedildiğini, davacının bu tarihlerde raporlu olması durumunda bile rahatsızlığı olduğunu işyerine bildirmediğini ve raporu işyerine sunmadığını, davacının müvekkili işyerinde uygulanan Çalışma ve Disiplin Yönetmeliği'nin 55. maddesine göre işyerine gelemeyeceğini işyerine bildirmediği için yönetmeliğe uygun olarak iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini, davacının sık sık rapor almasının içtihatlara göre geçerli fesih nedeni sayıldığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı işçi ile davalı işveren arasındaki iş sözleşmesi incelendiğinde davacının 14/09/2005 tarihinden itibaren davalı işveren yanında çalıştığını, bu durumda işçinin çalışmış olduğu süre ve bu süre zarfında raporlu olduğu günlerin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/1-b maddesinde belirtilen süreyi aşmaması nedeniyle işverenin haklı nedenle fesih hakkının olmadığını, dinlenen tanıklar ve dosyaya yansıyan tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacı işçinin devamsızlık yaptığı günlerde raporlu olduğunun anlaşıldığını, davacı işçinin davranışlarından kaynaklanan ve işyerine olumsuzluklara yol açan bir neden bulunmaması nedeniyle geçerli fesih nedenlerinin oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 25 II- ( g) bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Dosya içeriğine göre, davacının 14.09.2005-16.08.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, iş akdinin sık sık viziteye çıkması ve raporlar alarak işyerine gelmemesi nedeniyle haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının sık sık rapor aldığı ve raporları zamanında işverene bildirmediği, özellikle başka yere tayin isteğinin kabul edilmemesinden sonra daha fazla sıklıkla rapor almaya başladığı anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre sık sık rapor alınması halinin iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep olarak kabul edilmektedir. Davacının farklı rahatsızlıklar nedeniyle sık sık rapor almasından dolayı işyerinde işin akışının bozulacağı ve olumsuzluklara yol açacağı açıktır. Bu yönler dikkate alınarak işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekirken olaya uymayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 05.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.