MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA:Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.07.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava, işyerinde gerçekleşen zarar nedeni ile tazminatı isteğine ilişkindir.
Dava yerel mahkemece aktif husumet yönünden reddetilmiş, davacı tarafın temyizi üzerine hüküm Dairemizce oyçokluğu ile onanmıştır.
Davacı, zararın gerçekleştiği işyerinin hem ortağı hem de sorumlu müdürüdür.
Zarar gerçekleştikten sonra davalı işçi ile davacı arasında bir taahhütname imzalanmıştır. Bu taahhütname de alacaklı olarak davacının adı, borçlu olarak ise davalının adı yer almıştır.
Davalı bu belgeyi imzalamıştır.
Belgedeki imzaya bir itiraz da sözkonusu değildir.
Davalı bu belgeyi imzalamak ile artık muhatabının davacı olduğunu kabul etmiştir. Bu aşamadan sonra husumet itirasında bulunamaz.
Aksi durumun kabülü kötüniyetli davranışı korumak olur.
Bu düşünce ile mahkeme kararının bozulması gerektiği kanısında olduğumdan, onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 12.07.2013
Full & Egal Universal Law Academy