MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli ve haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı vekilince dosyaya sunulan fotoğraflarda görülen inşaat demirlerinin paslanması, kalıp betonlarının gelişi güzel dökülmesi gibi, eksik ve hatalı işler nedeniyle şantiye şefinin sorumluluğunun bulunduğu, bu sorumluluk nedeniyle davalı işverenin haklı nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisine haiz olduğu, bunun yanında davacının işe iadesine karar verilmesi halinde dahi, davacı ile davalı iş verenin iş ilişkisinin sürdürmesinin beklenemeyeceği, bu yön itibariyle feshin geçerli sebebe dayandığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli ve haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, 05.04.2011 ila 31.12.2011 tarihleri arasında, davalı işveren nezdinde şantiye şefi olarak çalışan davacı işçinin iş sözleşmesi, yazılı fesih bildiriminde, davacının görevli olduğu şantiyede işleriyle ilgilenmemesi, şantiyedeki temel kotlarının yanlış alınması, davalı işveren şirkete ihale makamı olan dava dışı şirketten bir çok defa uyarı gelmesi, şirketin davacının hatası sebebiyle zor duruma düşmesi, davacı işçinin yapmakla ödevli görevleri yapmadığının tespit edilmesi sebepleriyle haklı neden iddiasıyla feshedilmiştir.
Mahkemece, deliller toplanmadan, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konu hakkında bilirkişi incelemesi yapılmaksızın, dava yeterli derecede aydınlatılmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece, öncelikle davacının şantiye şefi olarak görev tanımı belirlenmeli, fesih bildiriminde bahsi geçen, şantiyede temel kotlarının yanlış alınmasına ilişkin, davalı işverenin taşeronu olduğu ihale makamı olan dava dışı şirketten bu konu hakkında yapılan uyarılara, düzenlenen tutanak ve tespitlere yönelik belgeler celp edilmelidir. 05.06.2012 tarihli celsede dinlenilmesi karar verilerek adına davetiye tebliğ edilen ve fakat dinlenilmesinden vazgeçilmesine dair herhangi bir ara karar tesis edilmeden dinlenilmeyen davalı ... Vahdettin Taşdemir, davacı vekilinin bu tanığın dinlenilmesi halinde gerçeklerin ortaya çıkması açısından beyanlarının önemli olacağı yönündeki itirazı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 196. maddesinde düzenlenen "Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça, o delile dayanmaktan vazgeçemez." hükmü nazara alınarak, delil ikamesi masrafı davalı vekilince karşılanmadığı takdirde, davacıya yüklenmesiyle celp edilerek dinlenilmelidir. Delillerin toplanılmasının ardından, konu hakkında uzman bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle, gerekirse mahalinde keşif yapılarak, somut olarak "temel kotlarının yanlış alınması" şeklinde bildirilen feshe konu eylemden davacı işçinin kusuru olup olmadığı tespit edilmeli, sonuca göre karar verilmelidir. Bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.