MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde davalı sendika bünyesinde 12.02.1983 tarih ve 3 no'lu kararı ile Samsun Karadeniz avukatlığı görevine başladığını, 01.06.2007 tarihine kadar görevine kesintisiz olarak ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ile devam ettiğini, çalışma süresince toplam 74 günlük yıllık ücretli izin hakkını kullandığını, davalı sendika tarafından 23.09.2007 tarih 1476 sayılı yazıları ile 1996-2003 tarihleri arasını kapsayan 126 günlük yıllık izin hakkını kullanmamış olmasına rağmen, 01.10.2003 ile 28.02.2004 tarihleri aralığında yıllık izinlerini kullanmış gibi müvekkiline yazı ile bildirdiğini, fakat bu tarihler aralığında da fiilen çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesinin fesih akabinde müvekkiline 3.971,84 TL'nin ödendiğini, 4.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağının faizleri ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sendika vekili görev ve yetki itirazında bulunarak davacının, zaman esasına göre değil sayı esasına göre çalışmasının söz konusu olduğunu, davacının, davalının işlerini iş sözleşmesine dayalı olarak almış olduğu aylık ücret ve ikramiye karşılığı takip etmiş olduğunu ve bu sebeple ayrıca avukatlık ücret talebinin yerinde olmadığını, müvekkili ile 01.09.1993 ile 21.03.2005 tarihlerinde olmak üzere iki defa iş sözleşmesi düzenlendiğini, her ikisinde de, davacının aylık ücretinin yanında takip ettiği işlerden vekalet ücreti alacağına dair bu davaya konu olabilecek bir vekalet ücreti alacağına ilişkin düzenleme ve hüküm bulunmadığını, her iki sözleşmede de avukata aylık ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı sendikanın, davacının çalıştığı süre içinde dava dosyaları ve icra takip dosyalarından yargılama ve icra vekalet ücreti tahsil etmediğini, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 32/3 maddesinden doğan temsil ve husumete ehil olma ehliyetinin bir tür temsil niteliğinde olduğunu belirterek, belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının Samsun 2. İş Mahkemesinin 2009/255 esas sayılı dava dosyası ile vekalet ücreti isteğine ilişkin dava dosyası ile bu dava dosyasının yer değiştirdiği ancak harca esas değer dikkate alınarak eldeki dosyanın vekalet ücreti isteğine ilişkin dava dosyası olduğu kabul edilerek alınan hesap raporuna itibarla vekalet ücreti hüküm altına alınmıştır.
Karar davalı sendika vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf 10.04.2009 havale tarihli, dilekçesi ile davalı sendikadaki çalışma süresince kullanmadığı yıllık izinler karşılığı yıllık izin ücreti isteğinde bulunmuştur. Mahkemece davacının aynı mahkemede vekalet ücreti isteğine ilişkin dava dosyalarının yer değiştirdiğinden bahisle davanın vekalet ücreti davası olduğu kabul edilerek vekalet ücreti hüküm altına alınmıştır. Davacının yıllık izin ücreti talebine rağmen dava dosyalarının karıştırılması sonucu davacının başka bir dosyasında dava konusu ettiği vekalet ücretinin hüküm altına alınması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre şimdilik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy