MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, ücret, ikramiye ve cezai şart alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, bakiye dönem ücreti, fesih tazminatı (cezai şart) alacağını, ikramiye alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının kadrosunun gereksiz olduğunun müfettiş raporu ile tespit edildiğini kadronun iptal edilerek iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının davalı işverene ait işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışıp çalışmadığı ve belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce feshi sebebi ile bakiye süreye ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dava tarihinde yürürlekte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 338. maddesinde, “Hizmet akdi, muayyen bir müddet için yapılmış yahut böyle bir müddet işin maksut olan gayesinden anlaşılmakta bulunmuş ise, hilafı mukavele edilmiş olmadıkça feshi ihbara hacet olmaksızın bu müddetin müruriyle, akit nihayet bulur” kuralı mevcuttur. Anılan hükme göre tarafların belirli süreli iş sözleşmesi yapma konusunda iradelerinin birleşmesi yeterli görüldüğü halde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinde “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklindeki düzenleme ile 818 sayılı Kanun'daki düzenlemenin aksine iş ilişkisinin süreye bağlı olarak yapılmadığı hallerde sözleşmenin belirsiz süreli sayılacağı vurgulanarak ana kural ortaya konulmuştur.
Yapılan işin niteliği belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için önem arz etmektedir. Belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilecektir.
Somut olayda veteriner hekim olan davacı, davalı işyerinde 20.08.2010 tarihinde imzaladığı belirli süreli iş sözleşmesi ile hayvan sağlığı müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin sona ereceği 20.08.2011 tarihinden önce iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek bakiye dönem işçilik alacaklarını talep etmiştir. Davalı, davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, çalışmadığı bakiye dönem işçilik alacaklarına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davacının davalı işyerinde yaptığı görevi dikkate alındığında, taraflar arasında iş sözleşmesinin belirli süreli olarak yapılmasını gerektirir, belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif şartlar bulunmamaktadır. Bu sebeple taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirsiz süreli olarak kabul edilmesi gerekir. Taraflar arasında belirli süreli süreli iş sözleşmesi bulunmadığından, davacının bakiye süre ücret, ikramiye, fesih tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.