MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı-karşı davalı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine, davalı-karşı davacı ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı-karşı davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini, karşı davanın da reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, asıl davanın reddine karar verilmesini, karşı davalarında ise davacının istifa etmesi sebebiyle kendileri lehine hükmedilecek ihbar tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, asıl davanın kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret ve fazla mesai ücreti alacakları yönünden reddine, yıllık izin ücreti alacağı yönünden kabulüne, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/2. maddesine göre “Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL'ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret ise 400,00 TL' dir. Şu halde, ıslah edilen karşı dava değerinin 1.071,47 TL olmasına göre, davalı-karşı davacı lehine 400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu miktarı aşacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Bu husus bozma sebebi ise de yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararda, hüküm fıkrasının karşı davaya ilişkin bölümünde yer alan “Davalı- karşı davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı- karşı davacı vekili lehine takdir edilen 1.731,00 TL avukatlık ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin çıkarılarak yerine, “Yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 400,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.