MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatı, yıllık izin, çocuk yardımı ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin ... sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek, davalıdan kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatı ile ücret, yıllık izin ve çocuk yardımı alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise, davacının da içinde bulunduğu ekibin çalıştığı 1 ve 2 nolu preslerde üretim veriminin anormal bir şekilde düşünce müvekkilinin yeni bir düzenleme zarureti ortaya çıktığını, düzenleme tamamlanıncaya kadar davacının da içinde bulunduğu altı kişilik ekibin tamamına 24.04.2008 tarihinde kısa bir süre izin verildiğini, düzenlemenin 08.05.2008 tarihinde tamamlandığını, işçilerin tamamının 09.05.2008 tarihinde tek tek telefon ile aranarak işe davete edildiğini, davacının 13.05.2008 tarihinde işe geldiğini, 13-14 Mayıs tarihlerinde çalıştığını, 15.05.2008 tarihinde mazeretsiz olarak işe gelmediğini, davacının ... sözleşmesinin feshedilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ... sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayandığının işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kötü niyet tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kötüniyet tazminatı ancak belirsiz süreli sözleşmelerde söz konusu olabilir. Kötü niyet tazminatının başlıca şartı, işçinin ... güvencesi kapsamında kalmamasıdır. Yani otuzdan az sayıda işçinin çalıştığı işyerinde çalışan veya otuzdan fazla işçinin çalıştığı işyerinde çalışmakla birlikte altı aydan az hizmeti bulunan işçiler kötü niyet tazminatı talep edebilir.
Dosyadaki belge ve bilgilerden, davalı işyerinde fesih tarihinde kaç işçi çalıştığı saptanamadığından, davacının ... güvencesi hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı anlaşılamamakta ise de, esasında davacı, ... sözleşmesinin feshinin kötü niyetle yapıldığını ispatlayamadığından, kötü niyet tazminatının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
3-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık, davacının yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içerisinde bulunan puantaj cetvelinde davacının 2006 ve 2007 yıllarına ait yıllık izinlerini kullandığı, dosyaya sunulan 18.01.2010 tarihli bilirkişi raporunda bu hususlar belirtilerek davacının izin kullanmadığı 2005 yılı için hak ettiği yıllık ücretli izin alacağının belirlendiği, itirazlar üzerine bir başka bilirkişiden alınan 02.08.2011 tarihli raporda ise davacının hiç izin kullanmadığı kabul edilerek bu doğrultuda hesaplama yapıldığı ve mahkemece 02.08.2011 tarihli rapora itibar edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili, aşamalarda müvekkilinin yıllık izin alacaklarının hiç ödenmediğini, işyerinde çalışırken işten çıkarılma korkusuyla boş evraklara imza atmak zorunda kaldığını ileri sürmüş ise de, bu hususlar davacı tarafça ispatlanabilmiş değildir.
Somut olayda, mahkemece, ilk bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarı hüküm altına alınmalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.