MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile, izin, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının kendi işçisi olmadığını, taşeron şirket işçisi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, İş sözleşmesinin haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 II- ( g) bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Somut olayda Adana Marsa Meydan Doğum Evi ve Çocuk Sağlığı merkezinde alt işverenler nezdinde bilgi işlem elemanı olarak çalışan davacı gerekçe gösterilmeden iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürmüştür. Davalı ise davacının 04.12.2009 ve 07.12.2009 tarihleri arasında devamsızlık yaptığını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Davalı tarafından tutulan 04.12.2009 tarihli tutanakta davacının gece 23.00-07.00 vardiyasında 00.30 saatinde işi bıraktığı, görev yerinden ayrılıp hastaneyi terk ettiği yazılıdır. Tutanak tanığı duruşmada dinlenmiş "davacının eşinin gelip davacıyı aldığını duyduğunu belirterek tutanak içeriğini doğrulamıştır. Davacı tanığı feshe ilişkin beyanda bulunmamıştır. Davacı vekili davacının rahatsızlığı sebebi ile amirinden izin istediğini, vermemesi üzerine eşi tarafından hastaneden alınarak eve götürüldüğünü belirtmiştir. Davacının 04.12.2009 tarihinde işi bırakarak gittiği, ve devamsızlık yaptığı tutulan tutanaklar, tanık beyanları ve dosya kapsamı ile sabittir. Davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilmiştir. Kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy