MAHKEMESİ:... Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 02.12.2003-12.11.2007 tarihleri arasında çalıştığını, izinli olduğu halde işe gelmediği gerekçesiyle ihtarname yazıldığını ve müvekkilinin izinli olduğunu belirterek belgeyi imzalamadığını, şirket yetkilisinin işyerini terketmesini isteyerek işten çıkartıldığını, müvekkilinin 21.01.2009 tarihinde tekrar ... başı yaptığını, ancak sigorta bildiriminin yapılmadığını, sigorta bildiriminin yapılmasını istemesi üzerine de şirket yetkilisi tarafından yeniden işten çıkartıldığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davacının 15.09.2007 tarihinde yıllık izine ayrıldığını, izin sonrası 01.10.2007 tarihinde işbaşı yapması gerektiği halde 1 gün işe gelmediğini, 11.10.2007 tarihinde bayram iznine çıkıldığını, 15.10.2007 tarihinde işbaşı yapması gerektiği halde yine 1 gün mazeretsiz olarak işe gelmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından devamsızlık ihtarı düzenlendiğini, çocuğunun hasta olduğunu ve işe devam etmek istediğini beyan etmesi üzerine ... sözleşmesinin sona erdirilmediğini, davacının 12.11.2007 tarihinde yine çocuğunun hasta olduğunu, işten ayrılmak istediğini beyan ederek ve hiçbir alacağı kalmadığına dair istifa dilekçesi imzalayarak ayrıldığını, davacının hiçbir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı işveren yanında 02.12.2003-12.11.2007 tarihleri arasında çalıştığı, her ne kadar davalı taraf davacının istifa ederek işten ayrıldığını savunmuş ise de işyerinde dört yıla yakın bir süre çalışan bir işçinin makul bir sebep olmaksızın kendi rızası ile istifa dilekçesini imzalayıp ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve sebeple istifa dilekçesine itibar edilmediği, bu sebeple davalının kıdem ve ihbar tazminatlarından sorumlu olduğu, davacının fazla mesai ve ulusal bayram çalışma ücreti alacaklarına yönelik istemlerini ise ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, kıdem tazmınatı alacağı ile ihbar tazminatı alacağının davalıdan tahsiline, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram ücreti alacağı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; davacı, davalıya ait işyerinde iki dönem halinde çalıştığını ve işten haksız olarak çıkartıldığını iddia ederek dava konusu yaptığı taleplerin kabul edilmesini istemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının, davalıya ait işyerinde 02.12.2003-12.11.2007 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının söz konusu bu çalışma dönemi sonunda davalı işverene verdiği 12.11.2007 tarihli belgede işten istifa ederek ayrıldığını belirttiği görülmüştür. Davacı söz konusu belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş, ancak işe girerken boş kağıda imzasının alındığını ileri sürmüştür. Davacı, anılan belge hakkındaki iddiasını kanıtlayamadığı gibi 2009 yılında tekrar işe girdiği ve bir süre çalıştığına ilişkin ikinci dönem çalışmasını da kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca davacının kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.