MAHKEMESİ :... Mahkemesi
DAVA:Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; müvekkilinin 22.....2009 tarihinden itibaren davalı şirket nezdinde ... Proje Mühendisi olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı şirkette çalışma hayatına başlamadan ...'da faaliyet gösteren ...-... Havacılık ve Uzay San A.Ş.'de çalışmakta iken davalı şirkette çalışmak için yaşadığı şehri değiştirdiğini, müvekkilinin ... sözleşmesinin haksız olarak ve geçerli bir sebep olmaksızın davalı işveren tarafından feshedildiğini beyanla, feshin geçersizliğine müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; ... sözleşmesinin 21.08.2010 tarihinde sona ereceğinin 09.07.2010 tarihinde davacıya bildirildiğini, davacının bu yazılı bildirimin üstüne el yazısı ile adını ve soyadını yazarak imzaladığını, davanın tensip tutanağına göre ....08.2010 tarihinde açıldığını, davanın bir aylık süre geçtikten sonra açıldığını, bu sebeple reddi gerektiğini, ... ... A.Ş'nin yeni ürün siparişlerinin durması ve mevcut ürünlerdeki geliştirme çalışmalarının iptali sebebiyle, müvekkili şirkette yeni bir yapılanmaya gidilmesi zorunluluğu doğduğunu, ... Araştırma Geliştirme ve Teknoloji A. Ş. yönetim kurulunca da şirketin norm kadroları ve organizasyonunun yeniden yapılandırılmasına karar verildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında ... sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı ... Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli ... sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı ... türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; davacının ... sözleşmesi davalı işveren tarafından alınan işletmesel karar doğrultusunda ekonomik krizden dolayı şirkette yeniden yapılanmaya gidilmesi sebebiyle feshedilmiştir. Yargılama sırasında alınan 27.....2011 tarihli ilk bilirkişi raporunda işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı belirtilmiş, 27.02.2012 tarihli ikinci bilirkişi raporunda ise feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı, fesihten önce fesih nedenlerinin ortadan kaldırılması bakımından başka önlemlere başvurulmadığı belirtilerek feshin geçerli sebebe dayanmadığı bildirilmiştir. Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesi isabetli bulunmamıştır. Fesih gerekçesinin işletmesel karara dayandığı iddia edildiği dikkate alınarak, bir muhasebeci mali müşavir, bir insan kaynakları uzmanı ve birde işletme yönetimi uzmanından oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu eşliğinde işyerinde keşif yapılmalı, bilirkişilere alınan işletmesel karar ve uygulamasına ilişkin tüm bilgi ve belgelerle işyerindeki diğer işyeri kayıt ve belgeleri incelettirilmeli, alınacak bilirkişi raporu dosyadaki tüm delillerle birlikte değerlendirmeye tabi tutularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Bu sebeplerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12. 2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.