MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi
TARİHİ : 04/07/2012
NUMARASI : 2012/81-2012/510
DAVA : Davacı, fazla mesai ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı işveren vekili, müvekkili şirkete ait işyerinde gerçekleştirilen teftiş sonucunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü iş müfettişleri tarafından düzenlenen 18/10/2011 tarih ve G.K.53 sayılı rapor ile, işyerinde haftalık çalışma süresinin 45 saati aştığı ve işçilerin fazla çalışma ücret alacaklarının bulunduğu yönünde tespit tutanağı tanzim edildiğini, düzenlenen tutanak ve rapor içeriğindeki tespitlerin gerçeğe uygun olmadığını ileri sürerek ilgili müfettiş raporunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili, itiraza konu iş müfettişi raporunun gerçeğe uygun düzenlendiği ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işçi ve işverenin taraf oldukları bağımsız mahkemelerde her türlü delilin ileri sürülmesine imkan tanınarak yürütülecek bir yargılama faaliyeti ile ulaşılması gereken sonuca, müfettiş raporuna itiraz edilmemesi şeklinde gerçekleşecek ve tarafların temsil edilmedikleri bir süreç ile ulaşılması doğru gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar süresi içerisinde davalı tarafça temyiz etmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunun 91. maddesinde, devletin çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını denetleme ve teftiş etme görevinin bulunduğuna işaret edilmiş ve bu görevin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişlerince yapılacağı, iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerince inceleneceği düzenlenmiştir. Aynı kanunu 92. maddesinde ise çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri tarafından tutulan tutanak ve raporların aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğu ve işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebileceği öngörülmüştür.
İş Müfettişleri tarafından düzenlenen raporlarda işçi alacaklarının belirlenmiş olması halinde bu raporlara karşı iş mahkemesinde itiraz davası açılabileceği öngörülmüştür.
Somut olayda ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü iş müfettişleri tarafından düzenlenen 18/10/2011 tarih ve G.K.53 sayılı raporda belirlenmiş bir işçilik alacağı bulunmamaktadır .
Uyuşmazlık konusu, rapor sadece iş yerinde uygulanan çalışma düzenine ilişkin olup, raporda belirlenmiş bir işçilik alacağı bulunmadığından bu rapora ilişkin itiraz davası açılamayacağı kabul edilmelidir. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulduğunda, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy