MAHKEMESİ:... Mahkemesi
DAVA:Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 01.04.2007 tarihinden itibaren ... ... şirketinde metal montajcı olarak 850,00 TL maaş ile çalıştığını, 08:00-17:00 saatleri arasında çalıştığını, bu şirketin muhtelif sözleşmelerle ... aldığını ve işçilerin bu şirketlerde çalıştığını, ... bitimi sebebiyle ... sözleşmesinin sonlandırıldığını, alacaklar için icra takibi yapıldığını, davalı şirketlerin itirazı üzerine takibin durduğunu, bu şirketler ile asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat İç ve Dış Tic. ve San. Ltd. şirketi vekili, davacının her ne kadar takip borçlusu ... ... Konstrüksiyon Kaynak Turizm Mak. Mant. San. Tic. Ltd. şirketinde 09.10.2008-17.12.2008 tarihleri arasında işbaşı yapmış ise de bu ... için müvekkili şirket üzerinden dosya açıldığını, müvekkili şirketin işinde çalışmadığını, şirketler arasında taşeronluk ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Şayir Mühendislik Taah. İnş. Nak. Gıda San. Tic. Ltd. Şirketi vekili, davacının çalıştığı şirket ile müvekkili şirket arasında alt işveren asıl işveren ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflara arasındaki uyuşmazlık davalı şirketler ile davadışı ... ... Konstrüksiyon Kaynak Turizm Mak. Mant arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı ... Kanunu'nun 2/6. maddesi uyarınca, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde ... alan ve bu ... için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile ... aldığı
işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, ... sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu ... sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Keza aynı maddenin 7. fıkrasına göre de “Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler.” Asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmenin muvazaalı olması halinde, alt işveren işçisi, aynı madde uyarınca başlangıçtan itibaren asıl işveren işçileri sayılacaktır.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, ... sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin ... ilişkisinde sözleşmenin tarafı sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm sebebi ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Ayrıca, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kanuni unsurları taşıyıp taşımadığı veya muvazaalı olup olmadığı da gözetilmelidir. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçersiz veya muvazaaya dayanması sebebi ile feshin geçersizliğine yönelik karar gerçek işveren hakkında kurulmalı, geçersiz veya muvazaaya dayalı ilişkinin diğer tarafı hakkında sıfat yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmelidir.
Diğer taraftan, özellikle grup şirketlerinde ortaya çıkan bir çalışma biçimi olan birlikte istihdam şeklindeki çalışmada, işçilerin bir kısmı aynı anda birden fazla işverene ve birlikte hizmet vermektedirler. Daha çok yönetim organizasyonu kapsamında birbiriyle bağlantılı olan bu şirketler, aynı binalarda hizmet verebilmekte ve bir kısım işçiler ... görme edimini işverenlerin tamamına karşı yerine getirmektedir. Tüm şirketlerin idare müdürlüğünün aynı şahıs tarafından yapılması, şirketlerin birlikte kullandığı binanın girişinde verilen güvenlik hizmetleri, ulaşım, temizlik, kafeterya ve yemek hizmetlerinin yine tüm işverenlere karşı verilmiş olması buna örnek olarak gösterilebilir. Bu gibi bir ilişkide, işçi ile işverenler arasında tek bir ... ilişkisi, keza her iki işverenin sorumluluğu ve taraf sıfatı vardır.
Davalılar ile davadışı ... ... Konstrüksiyon Kaynak Turizm Mak. Mant. San. Tic. Ltd. şirketi arasında ... hukuku yönünden ne tür bir ilişki bulunduğu, asıl işveren-alt işveren, geçici ... ilişkisi, birlikte istihdam, işyeri devri ve ... sözleşmesinin devri gibi ilişkiler yönünden inceleme yapılmalı, kurulan ilişkinin 4857 sayılı Kanuna uygun olup olmadığı irdelenmeli, davacının hangi işyerinde çalıştığı, çalışma süresi, geçici işçi olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Mahkemece gerekirse bu konuda uzman bir bilirkişi aracılığı ile belirtilen yönlerden araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra diğer delillerle ve emsal dosyalarla birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 29.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.