MAHKEMESİ:... Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ikramiye ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, ... sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacakları istemiştir.
Davalı, haksız açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının ... sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık davacı işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yemine Davet” başlıklı 228. maddesinden sözedilmiş, aynı kanunun “yemini yerine getirecek kimseler” başlıklı 232. maddesinin 1. fıkrasında ise yeminin tarafa teklif olunacağı hususunun düzenlendiği mahkemece anılan hükümlere aykırı olarak yemin teklif edilen davalıya yemin davetiyesi çıkarılmaksızın vekiline yemin teklifinde bulunmuştur.
Somut olayda yargılamanın 27/03/2012 tarihli celsesinde yıllık izin hususunda davalı tarafın yemin teklifinde bulunduğu celsede davacı asil hazır değildir. Hazır bulunan vekili ise vekâletnamesinde bulunan yetkiye dayanarak yemin teklifini kabul etmediğini bildirmiştir.
Davalı vekilinin yemin teklifi 6100 Sayılı HMK’nın 232. maddesine uygun olarak tarafa yöneltilmelidir.Vekile yemin teklifi sözkonusu değildir. Ancak yeminin kabul veya reddi için vekâletnameye özel yetki konulmuş olsa bile vekil buna dayanarak yemini kabul veya red edemez. Vekilin yemini kabul veya red yetkisini kullanabilmesi için müvekkilin (yemin edecek kimsenin) yemin teklif olunan meseleyi öğrendikten sonra vekiline yeminin
kabul veya reddini bildirmek için özel yetki vermiş olması gerekir. Çünkü, yeminin kabul veya reddini bildirmek için özel yetki ancak yemin edecek kimse tarafından yemin teklif olunan meseleyi öğrendikten sonra verilebilir. Müvekkile durum bildirilmeden yemin teklif olunan celsede vekilin yemini reddetmesi usule aykırıdır.
Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır (6100 sayılı Yasa Md. 227-228).
Mahkemece açıklanan bu hususlar gözetilerek yıllık izin ile ilgili davacı asile usulüne uygun yemin teklifi yapılarak sonucuna göre yıllık izin alacağının kabulüne ya da reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.