MAHKEMESİ:... Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, asgari geçim indirimi, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 1998 yılından itibaren minübüs şoförü olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, izin, aile geçim indirimi, fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işçi değil kar ortağı olduğunu taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının1998 yılından itibaren şoför olarak çalıştığı, ücretini de kazancın % 20'si olarak aldığı, davalının da dolmuşta fiilen çalıştığı, ikisinden başka çalışanın bulunmadığı, davalının esnaf odasına kayıtlı olduğu birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki sözleşmenin ... sözleşmesi olmadığı, genel hükümlere göre açılması gereken alacak davası olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 1. maddesinin 1. bendine göre bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış davalara uygulanmaz hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Kanun'un 114/1. maddesine göre yargı yolu ve mahkemenin görevi dava şartlarından olup, 6100 sayılı Kanun'un yargı yoluna ve mahkemenin görevine ilişkin
olmayan hükümleri ise yürürlüğe girmesinden önceki davalara da uygulanır. Bu sebeple her ne kadar dava 6100 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinde önce açılmış ise de görevsizlik kararında yargılama giderlerine ilişkin olarak mahkeme hükmünü verdiği tarihte, 6100 sayılı Kanun'un yürürlükte olan hükümlerinin uygulanması gerekir.
Anılan Kanun'un "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlığı altındaki 331. maddesinin 2. fıkrasındaki "görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder" hükmü uyarınca yargı yolu ile görevsizlik kararı sonucu verilen red kararları henüz davayı esastan sonuçlandırmadığından davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine de o mahkemece hükmolunmalıdır.
Mahkemece her ne kadar davanın reddine karar verilmiş ise de bu görevsizlik kararının 6100 sayılı Kanun'un 115. madde anlamında dava şartı yokluğu sebebi ile reddi olarak anlaşılması gerektiği gerektiği açıktır. Ayrıca davalı yararına 400,00 TL vekalet ücreti ve davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru değildir. Bu hususlarda görevli mahkemece karar verilmesi gerekir. Ancak, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararda hüküm kısmında geçen vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin 1. 2. 3. bentlerin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy