MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA:Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal ... genel tatili ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı şirkete ait işyerinde satış elemanı olarak çalıştığını, aylık net ücretinin 2.000,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal ... genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının asgari ücretle çalıştığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler gözönünde tutularak belirlenir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya
çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Dosya içeriğine göre, davalı şirkette satış elemanı olarak çalışan davacı, iki yıl üç ay üç gün kıdeme sahip olup, son olarak aylık net 2.000,00 TL ücret aldığını ileri sürmektedir. Davalı işveren ise davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı işçinin ücreti, aylık satış tutarının %2'si oranında prim ödemesi ile birlikte 2.000,00 TL olarak tespit edilmiştir. Aylık 1.455,00 TL tutarındaki prim ve 200,00 TL /ay yemek yardımının yansıtılması ile tazminata esas giydirilmiş ücreti de 80,51 TL /gün olarak belirlenmiştir.Ne var ki, davalıya ait işyerinde satış elemanı olarak çalışan dava dışı bir işçinin işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı Ankara 5. İş Mahkemesi'nin 2011/22 esas 2012/389 karar sayılı kararının yapılan temyiz incelemesi sonucunda verilen Dairemizin 16.04.2013 tarih 2012/22007 esas 2013/8017 karar sayılı kararında, prim ödemesi ile birlikte aylık net ücretin 1.500,00 TL, günlük ücretinin ise 69,84 TL ve tazminata esas ücretin 76,51 TL olduğuna yönelik kabulün isabetli olduğuna hükmedilmiştir. Davacının da, bahsi geçen işçiyle aynı görevde ve birbirine yakın dönemlerde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davacının aylık net ücretinin prim ödemesi ile birlikte 1.500,00 TL olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.