MAHKEMESİ : Antalya 3. İş Mahkemesi
TARİHİ : 05/11/2012
NUMARASI : 2010/422-2012/681
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş sözleşmesinin davacının devamsızlığına dayanılarak haklı sebeple feshedildiğini, alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında uyuşmazlık davacı işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanun'unun 59. Maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının, çalışma süresine göre hak etmiş olduğu 110 günlük yıllık ücretli izin hakkının kullanıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, bilirkişi tarafından bu süreye göre belirlenen yıllık izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Dosya içeriğinde bulunan, 2005 yılı Nisan ayına ait imzalı ücret bordrosunda davacının 25 gün yıllık ücretli izin hakkını kullandığı, ancak bu sürenin hesaplanan süreden mahsup edilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece, kullanıldığı anlaşılan 25 günlük sürenin mahsubu ile yıllık izin alacağının hüküm altına alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy