MAHKEMESİ : Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/09/2012
NUMARASI : 2009/820-2012/424
DAVA : Davacı, fazla mesai ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Gaziosmanpaşa Ünivesitesi avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, aralarında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı üniversite vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, davalı .... Grup Yemek Tem. San. Tic. Ltd. Şti. ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Hüküm davalı Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında ücret alacaklarının ödenmesi yönünden uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 37. maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerd e işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
4857 sayılı Kanun'un 32. maddesinde, “Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanunî kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Anılan hükme göre, belli koşulların varlığı halinde ödemeler işçi adına açılacak banka hesabına yatırılmalıdır.
Somut olayda, mahkemece davacının 20.03.2009 ilâ 25.08.2009 tarihleri arasında davalılar yanında çalıştığı ve anılan döneme ilişkin ücret ödemesi yapılmadığı kabul edilerek bilirkişi tarafından hesaplanan ücret alacağı hüküm altına alınmış ise de yapılan araştırma eksik ve hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Dosya içeriğinden, davacının Ziraat Bankasında bulunan hesabına 12.05.2009 tarihinde 2.012,11 TL ve 10.06.2009 tarihinde 572,14 TL yatırıldığı görülmüş, ancak bu yatırılan tutarlara ilişkin bir araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, taraf vekillerinin soyut beyanlarıyla yetinilmeyerek, anılan tutarların ücret ödemesi olup olmadığı hususu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, bu konuda davacı isticvap edilmeli, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yapılmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, davalı Gaziosmanpaşa Üniversitesinin 2547 sayılı Kanun'un 56/a-b. maddesi yollaması ile Harçlar Kanunu'nun 13/j. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmaksızın, harçlar yönünden davalı ...... Üniversitesi Rektörlüğünün sorumluluğunu gerektirecek şekilde hangi davalıdan tahsiline karar verildiğinin açıkça karar yerinde gösterilmemesi hatalı olup kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, 03.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.