MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 18/10/2012
NUMARASI : 2011/141-2012/853
DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı işçi, davalı Sağlık Bakanlığına bağlı Şanlıurfa 500 yataklı devlet hastanesinde ihale ile iş alan diğer davalılar işçisi olarak çalışırken iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ve bayram genel tatili ücretini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta, bayram ve genel tatilde çalışıp çalışmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacının fazla mesai, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücreti talebi, davacı ile birlikte işten çıkartılmış olan davacı tanık beyanlarına dayanılarak kabul edilmiştir. Davacı tanıklarının da davalılara karşı davası bulunduğu anlaşılmakta olup, her iki davacı tanığının dava sonucundan yararının olduğu açıktır. Dosya kapsamında tanık beyanlarının doğruluğunu denetlemeye elverişli delil bulunmamaktadır. Hal böyle olunca salt davacı tanıklarının beyanlarıyla fazla mesai yaptığının, hafta tatili, bayram ve genel tatilde çalıştığının kabulü isabetli olmamıştır.
Davacının, davalılardan kamu kurumu olan Sağlık Bakanlığından hizmet alım sözleşmesi ile iş alan alt işveren diğer davalıların işçisi olarak Sağlık Bakanlığına bağlı devlet hastanesinde çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Somut olayda doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davalılar arasında hizmet alımına ilişkin sözleşmeler ile dayanağı şartnameler getirtilmeli, alt işveren davalının hizmet alım sözleşmesi ile asıl işveren olan davalıdan aldığı işin sözleşme bedeli ve bu işin kaç işçi ile yapıldığı tespit edilmeli, hakediş ödemelerine ilişkin bilgi ve belgeler getirtilerek hakediş ödemeleri kapsamında fazla mesai, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücretlerinin yer alıp almadığı tespit edilmeli bundan sonra kamu kurumu olan davalı asıl işverene bağlı hastane işyerinin yönetimince alt işverenin yapacağı işin denetlenmesi amacıyla alt işveren işçilerinin günlük çalışma sürelerine yönelik düzenleme yapılıp yapılmadığı, hastanenin her bir bölümündeki yardımcı işlerde kaç alt işveren işçisinin çalıştırılmasının öngörüldüğü belirlenmeli, tüm bu hususlara ilişkin olarak alt işverelerin düzenlediği kayıt ve belgeler getirilip dosya kapsamına alınmalı, bundan sonra uzman bilirkişi eşliğinde yerinde keşif yapılarak gerçekten alt işveren işçilerine fazla mesai yaptırılıp yaptırılmadığı, hafta tatili, bayram ve genel tatilde çalıştırılıp çalıştırılmadığı tespit edilmeli, iddia edildiği şekilde çalıştırılmış ise talimatın kim tarafından verildiği açıklığa kavuşturulmalı, tüm bu yönlerde sözü edilen araştırma ve incelemeler yapılıp elde edilecek deliller tüm dosya kapsamıyla birlikte yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen yönlerde araştırma ve inceleme yapılmaksızın fazla mesai yapıldığının,hafta tatili, bayram ve genel tatilde çalışıldığının kabulü için yeterli olmayan tanık anlatımlarıyla karar verilmesi hatalı bulunmuş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Davacı işçinin yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı işçi, kullandırılmayan yıllık izin ücretinin ödenmediğini ileri sürmüş, hükme esas alınan raporda tüm çalışma süresi için izin ücretlerinin tamamı hesaplanmıştır. Ancak, davacı aynı mahkemenin 2011/142 ve 143 esas sayılı dosyalarında tanık olarak dinlenmiş ve aynen "Senelik izin kullandırılıyordu. Ancak eksik kullandırılıyordu" şeklinde beyanda bulunmuştur. Nitekim, davacı tanığı R.... G...'te benzer şekilde beyanda bulunmuştur. Bu durumda tüm delillerin ve davacının ikrarının bir arada değerlendirilmesi ile davacının yıllık izninlerinin kullandırıldığı ancak eksik günlerin olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu halde mahkemece , davacı asilin yöntemince isticvap olunmaksızın sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Davacı asil isticvap edilerek bu husustaki diyecekleri sorulmalı, kullandığı süreler saptanmalı ve yıllık izin ücretinin hesaplanmasında değerlendirilmesi gereklidir.
Mahkemece yapılması gereken şey, davacının fazla çalışma ücreti, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık izin ücreti yukarıda belirtilen noktalar dikkate alınarak yeniden uzman bilirkişiye hesaplatılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik araştırmaya ve hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hamlinde ilgiliye iadesine, 05.12.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Yerel mahkeme kararının yöntem ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece çalışma gün ve sürelerine ilişkin yeterli ve somut araştırma yapılmadığı, soyut ifadelere dayanılarak karar verilmesinin isabetli olmadığı farklı gerekçesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.05.12.2013