MAHKEMESİ : Kahramanmaraş İş Mahkemesi
TARİHİ : 25/09/2012
NUMARASI : 2010/749-2012/535
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, ulusal bayram genel tatili, fazla mesai ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı işyerinde dokuma isçisi olarak işe başladığını, ücretlerin zamanında ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini, işyerinde üç vardiya usulü çalışma olduğunu, her ay en az iki kere fazla mesai yapıldığını, pazar günleri çalışma olduğunu, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, milli bayramlarda çalışma yapıldığını, 6 aylık asgari geçim indiriminin ödenmediğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kıdem tazminatını, resmi tatil ücretini, hafta tatili ücretini, fazla mesai, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin alacaklarını talep etmiştir.
Davalı davacının haklı feshini kabul etmediklerini, davacının daha iyi ücretle çalışabileceği iş bulduğu için sözleşmeyi feshettiğini, davacıya ayda çalıştığı üç pazar günü için hafta tatili ücreti ödendiğini, tanık beyanlarının bu yönde olduğunu bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savundu
Mahkemece, iş sözleşmesinin haklı sebebe dayanılmaksızın feshedildiği değerlendirilerek, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre istekler kısmen hükme bağlanmıştır.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Sözkonusu alacakların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre yargılama sırasında dinlenen davacı şahit beyanlarına itibarla, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır.Dosya kapsamında gerek davacı tanıkları gerekse davalı tanıklarının beyanlarından davalı iş yerinde üçlü vardiya ile çalışıldığı, üçlü vardiya da fazla çalışma yapıldığının yazılı belge ile ispatlanamadığı, davacı ile aynı dönemde çalışan işçilerin fazla mesai ücreti taleplerinin reddine dair yerel mahkeme kararlarının (9.H.D. 18.01.2010 tarih ve 2009/32038 esas 2010/207 karar) Yargıtay'ca onandığı anlaşıldığından, fazla çalışma ücreti talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy