MAHKEMESİ : Ankara 14. İş Mahkemesi
TARİHİ : 13/11/2012
NUMARASI : 2010/910-2012/1534
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak fesih edildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatları ile yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti alacakları istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği noktasında toplanmaktadır.
Davacı, Sincan 4. Noterliği'nden davalı işverene gönderdiği 14.07.2010 tarihli ihtarında, 01.03.2007 tarihinde kesim işçisi olarak çalışmaya başladığını, 09.07.2010 tarihinde kursa katılacağından dolayı fazla çalışmaya kalamayacağını şirkete bildirdiğini, ancak 12.07.2010 tarihinde fazla çalışmaya kalmadığı gerekçesiyle iş sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiğini belirterek, ihtarın tebliğinden itibaren yedi gün içinde oniki günlük ücret, oniki saat hafta içi, yirmiiki saat hafta sonu mesai alacaklarının, kıdem ve ihbar tazminatlarının, yıllık izin ücretinin ödenmesini istemiştir. Söz konusu ihtar, işverene 16.07.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davalı işveren, Sincan 5. Noterliği'nden davacıya gönderdiği 15.07.2010 tarihli fesih ihtarında, davacının 12-13-14-15.07.2010 tarihlerinde mazeretsiz ve izinsiz işe gelmediğini, üç iş günü devamsızlık sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-g. maddesi gereği iş sözleşmesinin feshedildiğini bildirmiştir.
Davacı hakkında 12-13-14-15.07.2010 tarihlerinde işe gelmeme tutanakları tutulduğu görülmüştür. Bu tutanaklarda imzası bulunanlardan iki kişi, hem davacı, hem de davalı tarafından şahit olarak gösterilmiştir. Bu şahitlerden birisi, dört ayrı tutanağı aynı anda imzaladığını; diğer şahit da, davacının hafta sonu memurluk sınavına hazırlandığını ve cumartesi, pazar dershaneye gittiğini, bir cuma akşamı işverenin davacıya yükleme olduğunu, mesaiden sonra çalışmasını istediğini, davacının da çalışmayı kabul etmediğini, bu sebeple tartışma yaşandığını beyan etmiştir. Fesih yenilik doğuran bir hak olup, karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğurur. Tüm dosya içeriğinden, davacının yaşanan tartışma sonucu işveren tarafından iş sözleşmesinin sözlü olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. İş sözleşmesinin sözlü olarak feshinden sonra düzenlenen devamsızlık tutanakları ve işverenin yazılı fesih işleminin, daha önce gerçekleşen feshin hukuki sonuçlarına etkili olmadığı; kaldı ki, söz konusu tutanaklar, aynı anda düzenlendiklerinden içeriğinin de doğru olmadığı açıktır. Bu durumda, iş sözleşmesi işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden, davacının ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.12.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
R.Balta M.Akkaya A.Taşkın M.Yılmazel Y.Z.Cenik
(M)
ÖK
KARŞI OY
Dava, bir kısım işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Dava, yerel mahkemece reddedilmiş, davacı tarafın temyizi üzerine hüküm, Dairemizce oyçokluğu ile bozulmuştur.
İş sözleşmesinin feshi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
Davacı, işyerinden haksız olarak uzaklaştırıldığını iddia ederken, davalı taraf, davacının devamsızlığı nedeni ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmektedir.
Somut olayda, işveren yetkilisi, davacıdan fazla mesaiye kalmasını istemiş, davacı bunu reddetmiştir. Çıkan tartışma sonrasında davacının işyerine gelmediği sabittir.
Davacı, işyerinden kovulduğunu kanıtlayamamıştır. Bu konuda hiçbir kanıt yoktur.
Bu durumda iş sözleşmesinin davalı tarafça, devamsızlık haklı nedeni ile sona erdirildiği kanısı ile sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum. 06.12.2013