MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, 04.06.2008 tarihinde davalı bankanın ... Şubesi işyerinde kurumsal pazarlama yetkili yardımcısı olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 30.06.2009 tarihinde tazminatsız olarak feshedildiğini, müvekkilinin yönetim sorumluluğu ve imza yetkisi bulunmamasına rağmen şube müdürü ve diğer pazarlama personeli ile kredi formlarına imza atmak zorunda bırakıldığını, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı banka vekili; iş sözleşmesinin davacının çalıştığı ... Şubesi’nden verilen kredilerin büyük bir kısmında tahsil sorunu oluşmasından dolayı şubenin teftişe girdiğini, hazırlanan soruşturma raporu ve disiplin komitesi kararı uyarınca davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple ve tazminatsız olarak feshine karar verildiğini, bu karar doğrultusunda iş sözleşmesinin 30.06.2009 tarihinde haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalı bankanın kredi dosyalarının bir kısmının ödendiği, bir kısmının ipotekle teminatlandırıldığı, bir kısmının kanuni takipte olduğu, takipte olan dosyaların tahsil edilip edilmediğine ilişkin bir delil bulunmadığının görüldüğü, davalı bankanın, davacının eylem ve işlemleri sebebiyle uğradığı zararı net bir şekilde ispat eden delilleri ortaya koyamadığı, bu itibarla davalı bankanın yapısı ve işleyişi içinde feshe konu olan eylem ve işlemlerden davacının tek başına sorumlu olmadığı veya sorumlu olduğu eylem ve işlemlerin iş sözleşmesinin feshine yol açacak nitelik ve ağırlıkta geçerli bir sebep oluşturmadığı, davacının iş sözleşmesinin feshine gerekçe yapılan hususların davalı işverenlikçe geçerli sebep olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacının davalı bankanın ... Şubesi işyerinde kurumsal pazarlama yetkili yardımcısı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 30.06.2009 tarihli fesih bildirimi ile disiplin komitesi tarafından yapılan değerlendirme sonucunda davacının şube yetkisinde kredibilitesi olmayan müşterilere kredi kullanımına yol açtığı, dolaylı kredi işlemleri gerçekleştirdiği, boş imzalı dekontlar ve boş imzalı kredi kulandırım talimatları ile işlemler yaptığı, yapılmasına aracılık ettiği sebepleri ile disiplin yönetmeliğinin 12/n-p-t maddeleri uyarınca 4857 sayılı Kanun'un 25/2-e ve ı fıkraları uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalı işveren tarafından feshe konu olan eylem ve işlemlerden davacının tek başına sorumlu olmadığı veya sorumlu olduğu eylem ve işlemlerin iş sözleşmesinin feshine yol açacak nitelik ve ağırlıkta geçerli bir sebep oluşturmadığı, davacının iş sözleşmesinin feshine gerekçe yapılan hususların davalı işverenlikçe geçerli sebep olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
Mahkemece, hukukçu ve mali müşavir bilirkişiler tarafından düzenlenen 07.03.2011 düzenleme tarihli rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosyadaki mevcut delillere özellikle bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre davacının iş sözleşmesi davacının usulsüz işlemleri sonucu haklı sebeple feshedildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken delilerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek dosya içeriğine uygun düşmeyen, fesih konusu işlemlere ilişkin somut değerlendirme yapılmayan bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 818,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.