MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
TARİHİ : 24/07/2012
NUMARASI : 2010/733-2012/502
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Kent Estetiği ve Tem İşleri Daire Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı, asıl işveren olan davalı Kent Estetiği ve Temizlik İşleri Daire Başkanlığına ait işyerinde alt işveren olan diğer davalı şirketin işçisi olarak 07.07.2008–30.12.2009 ve 28.01.2010-07.05.2010 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, davacı tarafça husumet yöneltilen Kent Estetiği Daire Başkanlığı'nın davada taraf ehliyeti bulunmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir.
5521 sayılı Kanuna göre iş davalarında davanın tarafları işçi ve işveren veya işveren vekilidir. İşçi açısından genel olarak problem yaşanmamakla beraber, çoğu zaman işverenin kim olduğu konusunda tereddüt ve hatalar yaşanabilmektedir.
Meydana gelen bu yanılgıya isim değişiklikleri, aynı isme sahip birden fazla şirket bulunması, davacının çalıştığı şirketin tabela adı ile şirket adının farklılık göstermesi, işveren gibi hareket eden ortak veya işveren temsilcisinin bulunması gibi sebepler yol açmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'da tarafta yangılı halinde tarafta değişiklik yapılabileceği kabul edilmiştir. Daha önce hasımda yanılma halinde tevcih ./..
suretiyle hasımın düzeltilmesi mümkün görülüyorken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 vd. maddeleri ile birlikte bu çözüm yasal bir düzenlemeye kavuşmuştur.
Hasımda yanılma tarafa yüklenebilecek kusurdan değil maddi bir hatadan da kaynaklanabilir. Bu hallerde karşı tarafın rızası aranmaksın hâkim değişiklik talebini, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmederek kabul edebilir. Bu hallere örnek olarak işyeri aslında sermaye şirketi olmasına rağmen şirket isminin kullanılmaması ve işveren vekilinin işveren gibi hareket etmesi, birden fazla şirkete girdi çıktı yapılarak aralarında organik bağ bulunan diğer şirkete dava açılması, kamu kurumlarında tüzel kişiliğinin bulunmadığı kuruluşların başka bir makam tarafından temsil edilmesi halleri gösterilebilir.
Somut olayda, davalı olarak gösterilen Kent Estetiği ve Temizlik İşleri Daire Başkanlığının Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı bir birim olduğu ve tüzel kişiliği bulunmadığı ileri sürülmektedir. Öncelikle davacı tarafından husumet yöneltilen Kent Estetiği ve Temizlik İşleri Daire Başkanlığının ayrı bir tüzel kişiliği bulunup bulunmadığı araştırılmalı, ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmadığı belirlendiği takdire husumet tevcihinde hata yapıldığı kabul edilerek husumetin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesi sağlanmalıdır . Bu husustaki eksiklik giderilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır .
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.