MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 09/10/2012
NUMARASI : 2010/599-2012/827
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram genel tatili, yıllık izin ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak işverence feshedildiğini belirterek müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısmı işçilik alacakları ve ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 09.11.2007-27.05.2010 arasında çalıştığını, şirket şubesinin imzalanan acentelik sözleşmesi ile devredilmesi üzerine 28.05.2010-03.06.2010 arasında M.... Ö.....'in işçisi olarak çalıştığını, bu nedenle müvekkilinin hasım olarak gösterilemeyeceğini, davacının çalıştığı sürede fazla mesai yapmadığını, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacağı bulunmadığını, ücretlerinin ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatını gerektirmeyecek şekilde sona erdirildiği hususunun işveren tarafından kanıtlanamadığı değerlendirilerek ve delil durumuna göre düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak istekler kısmen hüküm altına alınmıştır.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davacının çalışması sürerken, davalı ile dava dışı M..... ö..... arasında tarihsiz acentelik hizmeti verilmesine ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Davalı taraf işyerini M... Ö.... isimli şahsa acente olarak işletmesi için 16.06.2010 tarihinde devrettiğini, davacının devrin ardından işe devam etmediğini savunmuştur. Davalı şirket işçinin çıkışını 20.06.2010 tarihinde kuruma bildirmiştir. Yargılama sırasında dinlenen tanıklar, işyerinin acenteye devredilmesi sürecine girildiğinde davacının davalı işverende kalan alacaklarını talep ettiğini, işverenin şimdi ödeme yapılmayacağını gidip çalışmaları gerektiğini bildirmesi üzerine yazılı belge istediğini, belge de verilmeyince davacının kendisinin işten ayrıldığını beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve olayların gelişimi dikkate alındığında, işveren tarafından muvazaalı bir işyeri devri ile çalışmaya zorlanması üzerine davacı tarafından iş sözleşmesinin haklı sebebe dayanılarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece kıdem tazminatının hüküm altına alınması dosya içeriğine uygun ise de, iş sözleşmesini fesheden taraf davacı olduğundan ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. İhbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Diğer taraftan, dava dilekçesinde, davacının fazla çalışma ve ücret alacaklarının tahsili talep edilmiştir. Davacının talebi fazla mesai ve ücret alacağına ilişkin olmasına ve alınan ilk bilirkişi raporunda da bu hususun belirtilmesine rağmen yeniden rapor alınarak talep aşılmak suretiyle kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarına hükmedilmesi hatalı olmuştur. Anılan sebeple, davacının fazla mesai ücreti ve ücret alacağı bulunduğunun tespiti halinde, taleple bağlı kalınarak belirtilen alacaklar hesaplanmalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy