MAHKEMESİ : İzmir 3. İş Mahkemesi
TARİHİ : 31/10/2012
NUMARASI : 2011/68-2012/628
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 12.06.2008-11.01.2011 tarihleri arasında ekmek ustası olarak çalıştığını, ücretinin net 1.800,00 TL olduğunu ayrıca sosyal yardım olarak günde 4 ekmek aldığını, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği fesih gerekçelerinin gerçeği yansıtmadığını, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti hakkının bulunmadığını, davacının çalışmaya başladığından itibaren iş arkadaşları ile sürekli tartıştığını ve kavga ettiğini, diğer çalışanlara hakaret ettiğinin tespit edildiğini, bir daha huzursuzluk yaratmayacağı konusunda söz vermesi üzerine iş sözleşmesinin feshinden vazgeçildiğini ancak bu olaydan sonra şubesinin değiştirilmesine rağmen davacının olumsuz tutum ve davranışlarının aslında uyuşturucu madde kullanmasına bağlı olduğunun ortaya çıktığını ve iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-d 84. fıkrası gereğince feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen aylık ücretin miktarı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davalı işyerinde ekmek ustası olarak çalışmış davacı işçi, net 1.800,00 TL aylık ücret sosyal yardım olarak günde 4 ekmek aldığını iddia etmiş, davalı işveren ücret bordrolarında tahakkuk ettirildiği üzere işçinin ücretin asgari ücret seviyesinde olduğunu savunmuştur. Mahkemece, sendika ve ticaret odası tarfından bildirilen ücretler dikkate alınarak tanzim olunan bilirkişi raporuna değer verilerek davacının aylık ücreti belirlenmişse de, bu konuda sağlıklı bir sonuca ulaşmak için davacının yaptığı iş, kıdem ve diğer özelliklerinden söz edilerek alabileceği ücret miktarı ilgili meslek kuruluşlarından sorularak alınacak cevaplar dosya içeriği ile birlikte değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre ücret miktarı belirlenmeli ve saptanan ücret üzerinden dava konusu alacak hüküm altına alınmalıdır. Davacının, aldığı ücretinin açıklıkla belirlenmesi gerekirken işçinin aylık ücretinin yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Taraflar arasında, diğer uyuşmazlık noktası ise davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece tanık beyanlarına itibarla, davacı işçinin tüm çalışma süresi boyunca haftalık on buçuk saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek, fazla çalışma ücreti alacağı, yine dini bayramların yarısında çalışmadığı diğer tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığı kabul edilerek hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, işyerinin kapasitesi, yürütülen işin yoğunluğu ve işin niteliğine göre işyerinde kaç çuval un işlendiği ve ne kadar ekmek üretildiği hususlarında bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Anılan nedenle, uyuşmazlığın çözümü için, davalı işyerinin kapasitesinin belirlenebilmesi açısından işyerinde kaç çuval un işlendiği ve ne kadar ekmek üretildiği, işin yoğunluğuna göre söz konusu işin yasal çalışma süreleri içinde kaç işçi ile yapılabileceği ve günde kaç kez hamur yapıldığı hususu açıklığa kavuşturulmalı ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirmeye tabi tutularak, davacı işçinin talep ettiği alacakları bakımından bir sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy