MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesi
TARİHİ : 20/09/2012
NUMARASI : 2010/1309-2012/718
DAVA : Davacı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili işçinin fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu alacaklara hak kazanmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacı işçinin fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, mahkemece davacı tanık anlatımlarına itibarla fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinden, davacının haftanın altı günü 07:00-15:00 saatleri arasında çalışma yaptığı anlaşılmaktadır. Ara dinlenme süreleri de nazara alındığında, davacının bu çalışma düzenine göre haftalık çalışma saati kırkbeş saati aşmamaktadır. Her ne kadar bir kısım davacı tanığınca, davacının saat 15:00'den sonra da mesaiye kalarak işin durumuna göre çalıştığı, ancak fazla çalışma yapılan zamanlarda çalışmanın ne zaman bittiğinin bilinmediği, yine sevkiyat zamanlarında da çalışma olduğu şeklinde beyanlarda bulunulmuş ise de, saat 15:00'den sonra yapılan çalışmanın saatleri ve sıklığı hususunda tanık anlatımlarındaki muğlaklık nazara alındığında, bu beyanların fazla çalışma süresi hesabında değerlendirilmesi mümkün olmamaktadır. Anılan nedenle, davacı işçinin fazla çalışma yaptığı yönündeki iddiasını kanıtlayamadığından, fazla çalışma ücreti alacağın reddi yerine, yazılı şekilde kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.